Telc B1 Lektion 1 Flashcards
Das Fischerdorf
Balıkçılı köyü
Der Bewohner
Die Bewohner
Sakin
Oturan
Ör: apartman dakinleri
Gerade
düz, doğru, tam şimdi, özellikle, doğrusu, henüz
Verreisen
seyahate çıkmak, yolculuk yapmak
Die Dienstreise
Is gezisi
Der Rückfahrt
Geri dönüs
Die Sonnenterrasse
Güneş Terası (güneşlenmek için kullanılan teras)
• Anlamı: Güneşli havalarda dinlenmek, güneşlenmek veya oturmak için kullanılan açık hava terası.
Beliebten
Sevilen
Popüler
Die Begrüßungsgetränk
Karsilama/Hosgeldin Çicegi
Gemütlich
Rahat
Huzurlu
Samimi
Der Spaziergang
Yürüyüş
Gezinti
Der Fischerhafen
Balıkçı limani
Der Leuchtturm
Deniz feneri
Gepflegten
Bakimli
Özenli
Die Beschreibung
Açiklama
Tanım
Die Umgebung
Çevre
Etraf
Herrlich
Harika
Muhteşem
Das essen war einfach HERRLICH
Die Aussicht
Manzara
Die Ausstattung
Ekipman
Donanim
Tesisat
Klettern
Tirmanma
Preiswert
Uygun fiyat
Die Jugendherberge
Gençlik Yurdu
Die Übernachtung
Geceleme
Konaklama
Der Fels
Kaya
Die Burg
Kale
Reiten
Ata binmek
Inlineskaten
Tekerlekli patenle kayamak
Die Wanderschuhe
Yürüyüş ayakkabısı
Dağda
Das Zelt
Çadır
Das Lagerfeuer
Kamp ateşi
Die Taschenlampe
El feneri
Der Rucksack
Sirt cantasi
Das Feuerzeug
Çakmak
Das Streichholz
Kibrit
Die Packliste
Paketleme, bavul listesi
Die Sauberkeit
Temizlik
Hijyen
Das Fahrzeug
Araç
Der Abfall
Atik
Çöp
Der Abfall
Atık
Çöp
Das Verhalten
Davranis
Tutum
Der Aufenthalt
Konaklama
Kalma süresi
Waldwiese
Orman içindeki acik alan
Die Rücksicht
Saygi
Dikkate alma
Die Regel
Kural
Vermeiden
Kacinmak
Önlemek
Der Lärm
Gürültü
Rahatsiz edici ses
Gestört
Rahatsiz edilmiş
Bozulmuş
Die Waldbrandgefahr
Orman yangini riski
Erlauben
Izin vermek
Gefüttert
Hayvanlara yem vermek
Betreten
Girmek
Ayak basmak
Der Müllbehälter
Çöp kutusu
Die Einfahrt
Giriş araçlar icin
Die Platzeinfahrt
Park girişi
Die Wertstoffe
Geri dönüştürülebilir malzemeler
Das Kraftfahrzeug
Motolu arac
Bewegt
Anlamı: hareketli, duygusal, etkileyici
Artikel: (sıfat olduğu için artikel yoktur)
Anlam ve Örnek Cümleler:
1. Hareketli (fiziksel hareket anlamında) • Anlamı: Fiziksel olarak hareket eden veya değişim gösteren. • Örnek Cümleler: • Der Film war sehr bewegt und voller Action. (Film çok hareketli ve aksiyon doluydu.) • Die Kinder spielen im Garten und sind sehr bewegt. (Çocuklar bahçede oynuyor ve çok hareketliler.) 2. Duygusal (bir kişinin veya bir olayın duygusal etkisi) • Anlamı: Duygusal olarak etkileyici veya etkilenmiş. • Örnek Cümleler: • Sie war tief bewegt von der rührenden Rede. (Duygusal bir konuşma nedeniyle derinden etkilenmişti.) • Der Abschied war sehr bewegt und traurig. (Veda çok duygusal ve hüzünlüydü.) 3. Etkileyici (bir şeyin güçlü bir izlenim bırakması) • Anlamı: Güçlü bir izlenim bırakacak kadar etkileyici veya önemli. • Örnek Cümleler: • Das Konzert war äußerst bewegt und beeindruckend. (Konser son derece etkileyici ve büyüleyiciydi.) • Der Artikel bietet eine bewegte Darstellung der Ereignisse. (Makale, olayların etkileyici bir tasvirini sunuyor.)
Gestartet
Başlamış
Der Abflug
Kalkis (uçak)
Die Ankunft
Varis, iniş (uçak)
Der Zoll
Gümrük
Einchecken
Giriş yapmak
Chekin yapmak
Der Flugbegleiter
Kabin memuru
Regnen
Yağmur
Neblig
Sisli
Puslu
Abgesagt
İptal edilmiş
Der Nebel
Sis
Absagen
Annullieren
Iptal etmek
Die Fluggesellschaft
Havayolu şirketi
Der Grund
Neden
Temel
Zemin
Die Ehe
Evlilik
Zumindest
En azından
Entfliehen
Kaçmak
Kurtulmak
Ausgebucht
Tamamen rezerve edilmis
Dolu
Ausleihen
Ödünç
Quer
Capraz
Enine
Verbringen
Zaman geçirmek
Bir yerde bir süre bulunmak
Anschließend
Sonrasında
Ardindan
Daha sonra
Feierlich
Resmi kutlama
Der Festsaal
Tören alani
Büyük salon
Feiern
Kutlama
Die Flitterwochen
Balayi
Nun
Anlamı: şimdi, artık, o zaman
Artikel: (zarf olduğu için artikel yoktur)
Anlam ve Örnek Cümleler:
1. Şimdi (şu anda, bu anda) • Anlamı: Belirli bir zaman diliminde, genellikle içinde bulunulan anı ifade eder. • Örnek Cümleler: • Nun ist es endlich so weit. (Artık nihayet vakit geldi.) • Wir können nun mit der Besprechung beginnen. (Şimdi toplantıya başlayabiliriz.) • Nun, da es dunkel wird, sollten wir nach Hause gehen. (Şimdi hava karardığına göre eve gitmeliyiz.) • Er hat nun seinen Job gewechselt. (Artık işini değiştirdi.) 2. Artık (bir durumun değişmesinden sonra) • Anlamı: Bir olayın tamamlanmasından veya bir dönemin bitmesinden sonra. • Örnek Cümleler: • Nun sind wir alle bereit für den Ausflug. (Artık hepimiz gezintiye hazırız.) • Nun, da die Prüfung vorbei ist, können wir entspannen. (Sınav bittiğine göre artık rahatlayabiliriz.) • Die Entscheidung ist nun getroffen. (Karar artık alındı.) • Nun ist die neue Regelung in Kraft. (Yeni düzenleme artık yürürlükte.) 3. O Zaman (geçmişteki bir dönemi veya durumu ifade ederken) • Anlamı: Geçmişte belirli bir noktayı veya durumu belirtir. • Örnek Cümleler: • Nun, da ich darüber nachdenke, war es eine gute Entscheidung. (O zaman düşündüğümde, bu iyi bir karardı.) • Nun, als wir das letzte Mal dort waren, war alles anders. (O zaman son gidişimizde her şey farklıydı.) • Nun erinnere ich mich, dass wir schon darüber gesprochen hatten. (O zaman bu konuyu konuştuğumuzu hatırlıyorum.) • Nun, was ist in der Zwischenzeit passiert? (O zaman ne oldu?)
Einzusteigen
Binmek bir araca
Loszufliegen
Kalkmak(ucakla)
Ucmaya başlamak
Der Hagel
Dolu
Die Anreise
Varış
Chek-in otel için
Die Abreise
Ayrılış
Chek out otel için
Einzel
Anlamı: tek, bireysel
Artikel: der (Einzel, erkek cinsiyetli bir isimdir. Ancak, çoğunlukla bir sıfat veya ön ek olarak kullanılır.)
Anlam ve Örnek Cümleler:
1. Tek (tekil, biricik, yalnız) • Anlamı: Tek bir nesne veya kişi anlamında kullanılır. • Örnek Cümleler: • Ich habe nur ein Einzelzimmer gebucht. (Sadece tek kişilik bir oda rezerve ettim.) • Er ist der Einzelkind in seiner Familie. (O, ailesindeki tek çocuk.) • Im Einzel handelt es sich um eine Ausnahme. (Tek başına bu bir istisnadır.) 2. Bireysel (kişisel, münferit) • Anlamı: Tek bir kişi veya şey ile ilgili, bireysel. • Örnek Cümleler: • Ihre Meinung zählt als Einzelmeinung. (Onun görüşü bireysel bir görüş olarak sayılır.) • Der Einzelhandel boomt in der Stadt. (Şehirde perakende ticaret patlama yaşıyor.) • Im Einzelunterricht kann man viel intensiver lernen. (Bireysel derslerde çok daha yoğun öğrenilebilir.) 3. Tekler (spor dalında bireysel yarışma) • Anlamı: Spor dallarında tek kişilik yarışmalar veya oyunlar. • Örnek Cümleler: • Im Tennis habe ich das Einzel gewonnen. (Teniste tekler maçını kazandım.) • Sie tritt im Einzelwettbewerb an. (O, bireysel yarışmada yarışıyor.) • Das Einzel ist herausfordernder als das Doppel. (Tekler, çiftlerden daha zorludur.)
Bezüglich
İlişkin
Erhalten
Teslim almak
Feststellen
Belirlemek
Tespit etmek
Tatsächlich
Gerçekten
Der Hinflug
Gidiş
Verarbeiten
İslemek
Düzenlemek
Der Fehler
Hata
Zusätzliche
Ek
Erstatteten
Iade etmek
Geri ödemek
Beschwerden
Şikayet etmek
Bestätigung
Onay
Die Einheit
Birlik
Der Besitzer
Sahip
Mal sahibi
Reagieren
Tepki
Reaksiyon
Stattfinden
Gerçekleşmek
Olmak
Meydana gelmek
Das Gewitter
Firtina
Die Ernährung
Beslenme
Weiterfahren
Yola devam etmek
Planmäßig
Planli
Zamaninda
Der Reisende
Yolcu
Gezgin
Die Bettwäsche
Yatak örtüsü
Die Bordkarte
Binis karti
Die Trennung
Ayrılık
Traurig
Üzgün
Hüzünlü
Deprimieren
Depresuonda
Morali bozuk
Der anfang
Baslangic
Dort
Orada
Oraya
Gebrachten
Geliştirilmis
Eigentlich
Aslinda
Gerçekte
Der Fluss
Nehir irmak
Unglaublich
Inanilmaz
Sasirtici
Überall
Her yerde
Die Umgebung
Çevre
Etraf