Yeni Kurs B1.1 Bütün Flashcards
Kursun ilk yarısı Vocab
sich verabschieden + von (Dativ)
vedalaşmak
der Abschied
veda
die Eigenschaft-en
die Charaktereigenschaften
özellikler
karakter özellikleri
das Vorbild
örnek / model
die Lebensfreude
die freude-n
yaşama coşkusu
sevinç
klingeln
zili çalmak
gegenseitig
karşılıklı (sıfat)
die Nachhilfe
özel ders
die Abenteuerlust
das Abenteuer
maceraperestlik
macera
ordentlich
düzenli, kurallı
die Bewerbungsunterlage
die Bewerbung
başvuru belgesi
başvuru
das Stipendium
Burs
unterstützen
desteklemek
beeinflussen = beeindrucken
beeindruckend
etkilemek, tesir etmek
etkili, tesirli
die Wahl
seçim, seçenek
obdachlos
evsiz (sıfat)
durchsetzen
zorla kabul ettirmek, sözünü geçirmek, yer almak
der Löwe
aslan
meine stärken und schwächen
versärken X abscwächen
güçlü ve zayıf yanlarım
güçlendirmek, zayıflatmak
malen
resim yapmak
aufräumen
düzenlemek, çeki düzen vermek
respekt haben vor + dativ
saygı duymak
der Verwandte
verwandt
akraba,
akraba, ilişkili (sıfat)
Arm
zavallı (sıfat)
Die/Der Angestellte/r
der Büroarbeiter
Memur (beyaz yaka)
gerade
biraz önce, şu an
zufrieden sein mit + dativ
bir şeyden memnun olmak
zuverlässig
güvenilir, sağlam, emin
erledigen
tamamlamak, halletmek, sona erdirmek, yerine getirmek
der Bericht = das Referat
berichten
rapor
bildirmek
die Gelegenheit
fırsat
entschlossen
sich entschlieẞen
kararlı/azimli
karar vermek
duzen
siezen
senli konuşmak
sizli konuşmak
die Einrichtung
einrichten
tesis, kuruluş, kurum
tertip etmek, düzenlemek, kurmak
anschließend
schließen
sonunda, en sonda (zum schluss)
kapamak, bitirmek, sonuç çıkarmak
allerdings
elbette, kuşkusuz
abschrecken
yıldırmak
das Einkommen
geringe Einkommen
gelir (maaş)
dar gelir
die Erzieherinnen
eğitmenler (anaokulu)
Bitten um + akk
rica etmek
dazu
for that
bestehen
sınavı geçmek
hilfsbereit
yardımsever
vernünftig
mantıklı
großzügig
cömert, müsrif?
fair
dürüst
intelligent / klug
akıllı
frech
küstah
kreativ
yaratıcı
sparsam
tutumlu
realistisch
gerçekçi
hübsch
güzel
aufmerksam
dikkatli (düşünceli)
mutig
der mut
cesur
cesaret
nervös
heyecanlı
kritisch
eleştirici
treu
sadık
ernst(haft)
ciddi
streng
titiz, sert
die Überstunden
fazla mesi
der/das Gehalt
maaş
das Brutto / brutto
brüt (isim/sıfat)
netto
net (sıfat) örn: brüt / net maaş
die Steuer
vergi
das Steuer
direksiyon
die Chefin / Leiterin
yönetici
die besprechung
die Teambesprechung
görüşme, tartışma
takım toplantısı
die Teilzeit
die Vollzeit
Yarı zamanlı
tam zamanlı
ausbilden
eğitmek
der Auszubildender
çırak
der Ablauf
der Tagesablauf
akış
Günlük rutin akış, program
bereits
bereit
daha şimdiden
hazır
die Bestätigung
onay, alındı bildirimi
die Kentnisse
bilgi, yeterlilik
der Umgang
tavır, ilişki, münasebet
beherrschen
herrschen
hakim olmak, denetlemek
hüküm sürmek, idare etmek
das Lied,-er
şarkıcı
insgesamt
beraber, birlikte
die Leistung
başarı, hizmet
echt
gerçek(ten)
die Lieferservice
teslimat hizmeti
egal
her neyse, her şekilde
niedrig
alçak, düşük
überlegen
düşünmek
übrig
arta kalan
geduldig
sabırlı
die Heldin-nen
kadın kahraman-lar
das Lexikon
sözlük
das Fazit
sonuç, son
die Ausbildung
eğitim
die Vorkenntnisse
önbilgi
das Gesundheitsminsterium
Sağlık Bakanlığı
…. mir in guter Erinnerung geblieben
iyi hatıralarla kalacak (kalıp)
angenehm
unangenehm
hoş, ferah
rahatsız
der Betrieb
servis, hizmet
duzen
veda etmek
lassen
bırakmak, razı olmak / başkasına yaptırmak
zahlreich
birçok (sıfat)
die Abteilung
bölüm, departman
die Vorbereitung
sich vorbereiten auf
hazırlık
hazırlanmak
liefern
teslim etmek
die Speisen
yemek
das Jubiläum
yıldönümü
halten + von + dativ
bu konuda düşünmek
eine Rede halten
die Rede
konuşma yapmak (kalıp)
konuşma
enttäuschen
hayal kırıklığına uğramak
die Tätigkeit
meslek, iş, faaliyet
erwartet
erwarten
beklenen
ummak
merkwürdig
tuhaf, acayip
die Werbeagentur
reklam ajansı
die Hälfte
yarım, yarısı
erhalten = bekommen
almak, kabul etmek
die Stelle
saha, konum, mevki
die Erfahrung
deneyim, tecrübe
gering
dar, küçük
durch
vasıtasıyla, aracılığıyla
bewerten
değerlendirmek
die Anmeldung
başvuru, kayıt
…zwar… aber
…gerçi…. ama (bağlaç kalıbı)
prima
müthiş
anfangen + mit + dativ
beginnen + mit + dativ
başlamak
antworten + auf+ akk
cevaplamak
Ich hoffe, dass es weiter so geht
Umarım bu böyle devam eder
die Leidenschaft
tutku, aşk
der Schlüssel
anahtar
das Ziel
amaç
der Fotograf
fotoğrafÇI
der Blick
Blick werfen auf
aufwerfen
bakış
göz atmak
ortaya çıkarmak
der Bewohner
yerleşik kimse
erzählen -+ vor
erzählen von + dativ
anlatmak
bahsetmek
passend
uygun
das Heim
yurt, yuva
träumen von + dativ
rüya görmek
enfternt
uzak
allererstrer
en birinci, ilk
der Mangel
eksiklik, yokluk, sıkıntı
leeren
leer
boşaltmak
boş
das Grundstück
mal, mülkiyet
selbst
eigen
kendi
kendiNİN
die Besitzerin
besitzen
sahip
sahip olmak
die Voraussetzung
şart, koşul
erben
miras almak
die Heimatlant
memleket, vatan
Eng
dar, sıkışık
der Zugang
erişim
die Einweihung
açılış kutlaması
spektakulär
muhteşem, heyecan uyandıran
sich amüsieren
eğlendirmek
unbedingt
mutlaka
der Bauernhof
çiftlik
schließlich
nihayet, sonunda
die Fläche
alan
fehlen + dativ
özlemek
übernehmen
üstlenmek
der Mülleimer
çöp kutusu
die Klobürste
tuvalet fırçası
das Schmuckstück
evin değerli parçası
die Ofen
soba
erst kürzlich
daha geçenlerde
ein stück
bir parça
der Kuchen
kek
die Begegnung
karşılama
anspruchsvoll
talepkar
die Lage
kat, konum, durum
das Quartier
tatil köyü
der Rand
kenar, kıyı
ab und zu
arada bir
die Entscheidung
eine Entscheidung zu treffen
karar karar vermek ( kalıp )
das Dorf
köy
vermitteln
sağlamak, arabuluculuk etmek, aracı olmak
die Verantwortung
sorumluluk
der Makler
emlakçı
der Hausmeister
kapıcı
die innenstadt
şehrin iç kısmı
der Vorort
banliyö
der (innen-)hof
(iç) avlu
der Lift
asansör
die Wohnfläche
yaşam alanı
die Wand
duvar
der Balkon
balkon
die Dachterrasse
çatı terası
das Einfamilienhaus
müstakil et
das Reihenhaus
sıra evler
der Wohnblock
apartman
das Apartment
apartman dairesi
das Grüne
yeşillik
der Humor
mizah
lebendig
sağ, canlı
gar (nicht)
hiç, hiç de değil
einschlafen
uykuya dalmak
finanziell
maddi
möglichst
eğer mümkünse
diesmal
bu sefer
ebenso
aynen, dahi, keza
Fleißig
çalışkan, gayretli
lustig
komik
vorsichtig sein
dikkatli olmak
sich kümmern
sich kümmern um (akk)
ile ilgilenmek
ile meşgul olmak
der Witze
espiri şaka
die Laune
ruhsal durum
stören
aksatmak, rahatsız etmek
eigentlich
esasen
sich treffen mit
buluşmak
nötig
gerekli
besonders
özellikle, bilhassa
vergrößern
büyütmek
die Berufserfahrung
iş deneyimi
der Vertrag
sözleşme
führen
idare etmek, yürütmek
die Werkstatt
tamirhane, atölye
streiten
tartışmak, kavga etmek, atışmak
brennen
yanmak
zurechtkommen
başa çıkmak, hakkından gelmek
üblich
bayağı, aşırı, geleneksel
lächelnd
Lächeln
güler yüzlü
gülümsemek
unterschrieben
imzalamak
ausfüllen
doldurmak
der Lärm
gürültü
die Praxis
uygulama
dürfen
bir şeyi yapmaya izinli olmak
der Ausweis
kimlik
sich beschäftigen mit
meşgul olmak, uğraşmak
steigen
artmak, yükselmek,
sinken
batmak, azalmak
Erdgeschoss (EG)
zemin katı
zurzeit
şu anda
der Keller
kiler
das Werkzeug
alet, edevat
leihen
leihen+von
ödünç vermek
ödünç almak
gegenüber + dativ
karşı, alehinde
sich ärgern über + akk
darılmak gücenmek
mehr als die hälfte
knapp die hälfte
jeder zweite
yarısından fazlası %55
neredeyse yarısı %45
2sinden biri %50
die Bevölkerung
halk, nüdus
dicht
sık, yoğun
freuen über ŞİMDİKİ ZAMAN
freuen auf GELECEK
ÜBER ŞİMDİKİ ZAMAN
AUF GELECEK ZAMAN
dir Staatsangehörigkeit
milliyet
der Staat
devlet, ülke
der Einwohner
Nüfus, oturan
Die Zeitschrift
das Magazin
dergi
die Werbung
werben
reklam
reklam yapmak
die Rechnung
fatura
das Rätsel
bulmaca
das Heft
defter
der Briefkasten
posta kutusu
der Verlag
yayıncı
die Schrift
yazı
mehrfach
tekrar tekrar, çok kez
die Reklamation
reklamien- sich bescweren
bei + dativ / über + akk
şikayet
şikayet etmek
die Beratung
beraten
sich beraten
danışma, görüşme
öğüt vermeki fikir vermek
sich ile : danışmak
Zuständig
der Zuständige
yetklili, sorumlu (sıfat)
sorumlu (isim)
kündigen
iptal etmek, pes etmek, işten atılmak
erreichen
ulaşmak, yetişmek
stellen durch
aktarmak
verbinden
bağlamak
die Durchwal
direkt numara
bestellen
ısmarlamak
der Absender
gönderici
die Anrede
hitap
der Betreff
konu
der Empfänger
alıcı
die Grußformel
selamlaşma yöntemi
die Auskünft
Auskunft geben
danışma
bildirmek
bereithalten
hazır tutmak
die Umfrage
anket
die Zufriedenheit
memnuniyet
die Kundenzufriedenheit
müşteri memnuniyeti
glücklos
şanssız
irgendwann
bir ara, herhangi bir zaman
einleiten
başlamak, tanıtmak
besetzt
meşgul
der Anschluss
bağlantı
ausrichten
iletmek
…zu Tisch…
yemekte (masada)
drohen
tehdit etmek
fordern
talep etmek
die Ausgabe
masraf harcama
Sayı, nüsha, dergi baskısı
fehlend
eksik (sıfat)
sich ändern
değişmek
bedienen
die Bedienung
hizmet etmek,bir şeyi kullanmak
hizmet
der Speicher
speichern
die Daten
bellek
depolamak
veriler, datalar
blass = bleich
solgun(sıfat)
der Fall
auf keinen Fall
auf Jeden Fall
durum olay
hiç bir durumda
mutlaka, her durumda
scharf
keskin
yemekte baharatlı, acı anlamına gelir
versprechen
das Versprechen
söz vermek, vaat etmek
söz
umgehend
derhal, ardı sıra
melden
haber vermek
nachträglich
sonradan
vorkommen
olmak, cereyan etmek
selbständig
bağımsız
selbstverständlich
gayet tabii
seltsam
tuhaf
behalten
tutmak, alı koymak
statt
yerine
auffordern zu
talep etmek, sormak, yapmaya davet etmek
sich beschweren
şikayet etmek
sogar
hatta, bile
schicken
göndermek
andernfalls
aksi taktirde…
der Anwalt
avukat
die Nachricht
ileti
der Anrufbeantworter
telesekreter
dringend
acil
der Notfall
der Notdienst
acil durum
acil servis
sich wenden
başvurmak, müracat etmek
verstehen
anlamak
drücken
basmak, yazdırmak, sıkmak, itmek
die Taste
düğme
der Schalter
gişe, kontuar
geöffnet
öfnen
açık ( sıfat )
açmak
die Erleichterung
erleichtern
kolaylaştırma, hafifletme
kolaylaştırMAK, hafifletMEK
der Haushalt
hane
sinn X unsinn
der Sinn
anlamlı X saçmalık
anlam, mana
drehen
zürückdrehen ( die Zeit)
çevirmek, film çevirmek
geri döndürmek ( örn Zamanı)
die Geschichte
öykü, tarih
das Berufsleben
iş hayatı
vermuten
zannetmek, sanmak, tahmin etmek
vermutlich
tahminen, yaklaşık olarak
steuern
yönlendirmek
möglicherweise
muhtemelen, belki de
ferner Zukunft
fern
uzak gelecekte
uzak
behaupten
iddia etmek, öne sürmek
abnehmen
kilo vermek, zayıflatmak
beschäftigt
meşgul
sondern
ancak, yalnız
die Mitteilung
duyuru, bildirim, teblig
ersetzen
yerine koymak
der Fortschritt
ilerleme
verlieren
kaybetmek, yitirmek
überzeugen
überzeugt
die überzeugung
überzeugen sein
inandırmak, ikna etmek
ikna olmuş
kanaat, inanç
ikna olmak
die Ansicht
der Ansicht sein
görüş
… fikrinde olmak
seither
o zamandan beri
Es heißt auch :
bu şu anlama da gelir…. :
wegnehmen
elinden almak
sich fürchten
korkmak
meisten
çoğu, çoğunluk
die Vorhersage
öngörü
die Vermutung
tahmin
versprechen
söz vermek
die Warnung
warnen
uyarı, ikaz
uyarmak
die Aufforderung
talep, istek
überfordert
überfordern
üzerine çok iş yüklenmiş
altından kalkamayacak bir şey istemek
erreichbar
ulaşılabilir
wohl
Ich fühlte mich wohl
belki
diğer anlam : hoş, iyi (zarf)
iyi
leise
sessiz, sakin
Meiner meinung nach + fiil
benim fikrim…
sichern
die Sicherheit
güvence altına almak
emniyet, güvenlik
ausschalten
bağlantıyı kesmek
das Flugzeug
uçak
sich anstrengen
çok çaba sarf etmek, kendini zorlamak
die Ernährung
beslenme
anbieten
sunmak, ikram etmek
die Schauspielerin
aktris
der Strom
elektrik, akım
die Umwelt
çevre
vorstellen
sich + dativ vorstellen
sich + akk vorstellen
tanıtmak
hayal etmek, gözünde canlandırmak
kendini tanıtmak
verwirklichen
gerçekleştirmek
schützen
korumak
sowohl… als auch…
hem… hem de ….
weder… noch…
ne… ne de ….
entweder… oder….
ya… ya da …
rund die Uhr
gece gündüz
zumindest
en azından
sich beeilen
= es eilig haben
acele etmek
die Schwere
schwer
ağırlık zorluk (aynı zamanda sıfat)
ağır (sıfat)
der Zettel
kağıt not
anzeigen
haber vermek, ilan etmek, duyurmak
das Bargeld
nakit para
lass doch
zahmet etmeyin
drängen
sıkboğaz etmek
die Begrüßung
selamlaşma
shiefgehen/schieflaufen
ters gitmek, aksi gitmek
die Panne-n
arıza
das Gastgeschenk
misafir hediyesi
einen Platz anbieten
der Platz
yer sunmak
alan, meydan
der Aperitif
aperatif
die Vorspeise
die Hauptspeise
die Nachspeise = Der Nachtisch = Das Desert
başlangıç
ana yemek
tatlı
der Dank
teşekkür
das Verständnis
anlayış
ablehnen
geri çevirmek
der Weizen
buğday
der Sekt
köpüklü şarap
aus bestehen + dativ
bir şeylerden oluşmak, bir şeyleri içermek
Im gegensatz zu + dativ
X’e kıyasla
der Roboter
robot
der PC / Computer
pc
der Laptop
laptop
das Mobiltelefon/ das Handy
telefon
das Smartphone
akıllı telefon
der Tablet-PC
tablet
die Festplatte
sabit disk
das Laufwerk
Cd sürücü
der Monitor
monitör
die Tastatur
klavye
die Maus
fare
die Wolke
bulut
der Himmel
gökyüzü
die Stimme
ses
plötzlich
ansızın, birdenbire
aufmachen
açmak
hereinkommen
içeri girmek
wachen
bakmak, nöbet tutmak
sorgen
endişelenmek
der Hersteller
herstellen
üretici
üretmek
sich wundern
şaşırtmak
heizen
ısıtmak
besichtigen
ziyaret etmek
ausgeziechnet
fevkalade, olağanüstü
die Konkurrentin
rakip
die Gastfreundschaft
die Freundschaft
misafirperverlik
arkadaşlık
das Geschäft
dükkan, iş
verspäten
geç kalmak
das Benehmen
benehmen
davranış
davranmak
versuchen
denemek (to try)
sinnlos X sinnvoll
anlamsız X anlamlı
Nachwürzen
baharatlamak
das Besteck
çatal bıçak katımı
beurteilen
değerlendirmek, yargılamak
beobachten
gözlemlemek, izlemek
die Vorstellung
das Vorstellungsgespräch
fikir, gösteri
iş görüşmesi
das Zeichen
die Zeichen
zeichen
das Zeichen : belirti, işaret
die Zeichen : kanıt , ispat , delil
zeichen fiili: resim çizmek
verwenden
kullanmak
wischen
silmek
der Schweiß
ter
die Stirn
alın
der Schoß
kucak
putzen
Nazeputsen
silmek, temizlemek
burnunu silmek
solche
öyle bir
der Fall
durum
das Papiertaschentuch
kağıt mendil
das Hemd
gömlek
der Kragen
yaka
die Serviette
peçete
der Teller
tabak
sich gestikulieren
el kol hareketi, jest yapmak
der Gang
die Gänge
gidişat, süreç
yemek esnasında kap,
aussen
dışarı
vorarbeiten
hazırlamak (önceden çalışmak)
herum
etrafında
ohne dass
yapmadan, bilmeden (kalıp)
falls
takdirde, halinde
şart koşul anlamında wenn ile aynı (if anlamında)
das Stück
kısım, parça
abschneiden
kesmek
gierig
aç gözlü
die manieren
görgü
verlassen
verlassen
sich verlassen auf + akk
ayrılmak, terk etmek
işsiz (sıfat)
güvenmek
angeben
göstermek
beendet
tamamlanmış, bitirilmiş
eilig
acil, acele
Zeit verbringen
verbringen
zaman geçirmek
geçirmek, geçmek
nennen
bahsetmek, ad koymak
die Erlaubnis
izin, müsaade
jeweilig
ilgili, oraya ait
die Sitte,-n
örf, adet
die Erkältung = die Verkühlung
soğuk algınlığı
gern Geschehen
geschehen
Rica ederim
olmak
die Unterhaltung
söyleşi, sohbet
tatsächlich
hakikaten, gerçekten
vorschlagen
önermek
annehmen
onaylamak, kabul etmek
ablehnen
reddetmek
offen
açık
füttern
das Futter
die Futter
beslemek
das Futter :gıda
die Futter : yem
fressen
yemek yemek ( hayvanlar)
die Karotte = die Möhre
havuç
die Pflicht
Görev, sorumluluk
der Hinweis
ipucu
sich anschaffen
satın almak, edinmek
festhalten
tutmak, dayanmak, sabit durmak
dauern
die dauer
devam etmek, sürmek
süre
verdienen
kazanmak, hak etmek
leiten
idare etmek, yönetmek
einschalten X ausschalten
açmak X kapamak
tippen
der Tipp
yazmak
ipucu
frisch
serin, taze
sich verlieben in
aşık olmak
zufällig
rastgele, tesadüfen
lügen
yalan söylemek
sich sorgen machen
endişelenmek
heimlich
gizli, gizlice
Rabatt gewähren
indirim yapmak
sterben
ölmek
der Fahrstuhl
asansör
das Los
kısmet, hisse, pay
die Hinfahrt
gidiş
völlig
tamamen
nass
ıslak, yaş
berühmt
tanınmış, meşhur, ünlü
buchen
yer ayırtmak
dummes Zeug reden
saçmalamak
blöd
saçma
stecken
koymak, sokmak
erwischen
yakalamak
schnappen
kapmak, ele geçirmek
aufhängen
asmak
rangehen
bir şeye baş koymak, bir işi yapmaya başlamak
verwechseln
karıştırmak
sich aufregen über
heyecanlandırmak
das Versehen
yanlışlık hata
nicht wie üblich
üblich
alışılmış olduğu gibi
alışılmış olan
ahnen
tahmin etmek, içine doğmak
bemerken
farkında olmak, fark etmek
erkennen
tanımak, anlamak
die Weihnachten
Noel
feststellen
tespit etmek
bas Bein
bacak
zwilling
ikiz
ausmachen
einen Termin ausmachen
kapatmak
randevu oluşturmak
aufpassen auf + akk
aufpassen
birisine bakmak
dikkat etmek
sich interessieren für + akk
Interesse haben an + dativ
bir şeylerle ilgilenmek
tauchen
der Taucher
dalmak
dalgıç
tanken
benzin almak
der Unterschied
die Unterschiede
fark, ayrım
farklar
schwitzen
terlemek
die Atmung
solunum
berücksichtigen von + dativ = bedenken
hesaba katmak
infrage-kommen
söz konusu olmak
jeweils
her defasında
das Komma
virgül
der Nager
nagen
kemirgen
kemirmek
der Vogel
kuş
das Gefühl
duygu
pflegen
bakmak (bakım anlamında)
das Geschirr
bulaşık
ausschalten
kapamak, bağlantıyı kesmek
aufhören (mit?)
bitirmek , bırakmak
die Ansage
duyuru, bildirim
Schön, dass es geklappt hat
İşe yaramış olması harika
danke eher
daha ziyade
sofort
derhal, hemen
einlegen in + akk
içine koymak
einloggen
giriş yapmak
das Sonderzeichen
özel karakterler ( . , ; )
beleidigt
beleidigt werden
schnell beleidigt sein
beleidigen
kızgın
hakarete uğramak
buluttan nem kapmak
hakaret etmek
sich drehen
tercüme etmek
zürückdrehen
geri çevirmek
das Diplom
diploma
der Verkehr
trafik, işlem
verschieben
verschoben
ertelemek
ertelenmiş (sıfat)
wahrsehemlich
gerçekten
der Umstand
die Umstände
koşul
koşullar
die Reihenfolge
sıra
bestimmen
tespit etmek, belirlemek, saptamak
erfüllen = etwas geht in Erfüllung
yerine getirmek, gerçekleştirmek
riechen
kokmak
das Verhalten
sich verhalten
das Verhältnis
davranış
davranmak, hareket etmek
bağlantı, ilişki
beachten
dikkat etmek, göz önünde bulundurmakbeachten
betrunken
betrinken
sarhoş (sıfat)
sarhoş etmek
daher
oradan
mehrer
daha
verschieden
farklı, çeşitli (sıfat)
der Schluss
kapanış
löschen
silmek, iptal etmek
laufen
koşmak, çalıştırmak
anschauen
izlemek, bakmak
wenigstens
en azından
durchstellen
aktarmak
“Wenn es keine Umstände macht, hätte ich lieber…”
“Wenn es Sie nicht stört, würde ich lieber…”
Zahmet olmazsa,
sizi yormazsa,
der Schreiner
marangoz
die Fähigkeit
beceri, kabiliyet
die Freiheit
özgürlük
die Langeweile
can sıkıntısı
entsprechen
karşılamak, uymak
ganz
bütün, sağlam, tamamen
geeignet
eignen
geeignet sein für + akk
müsait, uygun
uymak
bir şeye uygun olmak
überraschen
die Überraschung
şaşırtmak, hayrete düşürmek
sürpriz
das Ergebnis
sonuç
die Feier
der Feierabend
kutlama
paydos
die Anleitung
rehber, kılavuz, talimat
der Rasen
çimen
zählen
zusammenzählen
saymak
toplamak
stundenlang
saatlerce
bloß
yalnız, sadece
çıplak? keşke?
rechnen
mit etw rechnen
hesap etmek
bir şeyi hesaba katmak
ausgeben X geld sparen
harcamak, sarf etmek X para biriktirmek
die Gesellschaft
toplum, ortaklık
der Rat
raten
öğüt, nasihat
nasihat tavsiye etmek
rausgehen
dışarı çıkmak, gezdirmek (köpeği örn)
die Plicht
ödev, görev
verbieten
men etmek, yasaklamak
die Bürste
bürsten
fırça
fırçalamak
streicheln
okşamak
der Käfig / das Gehege
kafes
der (Futter- Wasser- ) Napf
kap
das Heu
kuru ot
der Tierarzt
veteriner
der Hamster
hamster
das Meerschweinchen
Gine pig
das Kaninchen
yaban tavşanı
der Hase
evcil tavşan
der Fisch
balık
aufklären
açıklamak, aydınlatmak
nachdanken über
derin düşünmek
die Bewegung
sich bewegen
hareket
hareket etmek
der Zoo
hayvanat bahçesi
erziehen
büyümek
der König/in
Kral/içe
der Nachteil X Vorteil
dezavantaj X avantaj
momentan
şu anda
tagsüber
gündüz
ungefähr
aşağı yukarı
gefährlich
tehlikeli
zunächst = zuerst
ilk önce
das Tierheim
hayvan bakımevi
die Gewohnheit
adet, alışkanlık
bügeln
ütü yapmak, ütülemek
das Hemd
gömlek
rausbringen
çıkarmak (örn çöpü)
putzen
silmek, temizlemek
die Wäsche (waschen)
Çamaşır (yıkamak)
spülen
bulaşık yıkamak
der Herd
ocak
ähnlich
benzer
daran
ondan?
Ausserdem
üstelik, bir de
das Meer
deniz
umschauen
etrafına bakmak
das Lachen
kahkaha
die Mut
der Mut
gönül
cesaret
die Freude
sevinç, memnuniyet
fast
hemen hemen
die Bedeutung
bedeuten
anlam, mana
anlamına gelmek, ifade etmek
nämlich
zira, çünkü, yani
denn
zira
Teamfähig
takım oyuncusu
flexibel
esnek
unpünktlich
dakik olmayan
kontaktfreudig
girişken, arkadaş canlısı
gestresst
stresli
beitragen zu + dativ
katkıda bulunmak
das Wohlbefinden
das Befinden
keyif, esenlik, hoşnutluk
durum
sich fühlen
wohl fühlen sich
hissetmek
iyi hissetmek
sich entspannen
die Enstpannung
X antspannen
rahatlamak, gevşetmek
rahatlama
germek
die Anweisung
komut
entführen
entfernt
bir yerlerden kaçmak
uzak
der Stress
stres
die Fitness
fitness
die Vegetaierin
vejeteryan
der Allergiker
alerjik kişi
die Pause
ara
die Mahlzeiten
öğün
die Nahrungsmittel
gıdalar
das Aerobic
aerobik
die Abwehrkräfte
die Abwehr
die Kräfte
Vücut direnci
savunma
güç
das Tageslicht
gün ışığı
der Sauerstoff
oksijen
die Luft
hava
die Bedigung = die Voraussetzung
şart, koşul
erarbeiten
oluşturmak, çalışarak bir şeyi elde etmek
die Leitung
die Unternehmensleitung
yönetim
şirket yönetimi
die Wissenschaft
wissenschaftlich
bilim
bilimsel
versorgen
bakmak, ilgilenmek, sağlamak, tedarik etmek
der Kreislauf
kan dolaşımı
die Etage
kat
die Flasche
şişe
zusammenstellen
derlemek, tutlamak
reduzieren
azaltmak
munter
uyanoık
im Freien
açık havada
der Ausgleich
ausgleichen
denkleştirici
denkleştirmek
süchtig
die Suchtmittel
bağımlı
bağımlılık yapan maddeler
die Tatsache
gerçek,hakikat
die Schachtel
kutu
schaden + dativ
zarar vermek
das Risiko
risk
das Suchtmittel
uyuşturucu
Suchtverhalten
bağımlılık yapan davranış
der Beziehung
bağlantı
das Angebot
teklif, kampanya
selbstbewusst
bilinçli (sıfat)
anfällig
yatkın
die Vereinbarkeit
vereinbaren
bağdaşırlık
anlaşmak, kararlaştırmak
das Bedürfnis,-se
ihtiyaçlar
die Unterstützung
destek, yardım
untereinander
untereinander schreiben
alt alta (zarf) alt alta yazmak
das Unternehmen
unternehmen
der Unternehmer
şirket kuruluş
el atmak, denemek ( fiil)
girişimci
entgegen
entgegennehmen ( ayrılabilir fiil)
karşı ( zarf)
teslim almak, kabul etmek
verlieren
kaybetmek, yitirmek
der Preis
fiyat, ödül
die Krankenkasse
sağlık sigortası
verleihen
dağıtmak, hediye etmek
erläutern
açıklamak, aydınlatmak, anlatmak
die Umsetzung
umsetzen
hayata geçirme, dönüştürme
dönüştürmek
der Vortrag
konuşma
das Durchschnittsalter
der Durchschnitt
yaş ortalaması
ortalama
selten
arada bir, nadiren, az
verursachen
sebep olmak
das Pech
Pech haben
Glück haben
terslik, şanssızlık
şanssız olmak
şanslı olmak
der Jubel
jubeln
sevinç sesleri
sevinçle bağırmak
so schnell wie möglich = möglichst schnell
asap
bestehen
başarmak, sınavı geçmek
überwinden
alt etmek, üstesinden gelmek, aşmak
weinen vor + dativ
ağlamak
geschehen = passieren
das Geschehen
meydana gelmek, olmak
olay gelişme
irgend
herhangi bir süretle
die Hoffnung
ümit
aufgeben
teslim olmak , vazgeçmek
sich entscheiden = eine Entscheidung treffen
karara varmak
mitteilen + dativ
birisiyle bir şeyi paylaşmak (düşünce, haber)
durchschlafen
deliksiz uyumak
Turnier gewinnden
turnuvayı kazanmak
der Pilz
mantar
Doktorarbeit abgeben
Doktora tezini teslim etmek
die Doktorarbeit
doktora tezi
abgeben
elden teslim etmek
Hilfe erhalten
yardım almak
die Sonnenfinsternis ( sehen )
güneş tutulması
der Sternenhimmel
yıldızlı gökyüzü
gewinnen
kazanmak
die Mannschaft
takım
stolz auf + akk
bir şeyle gururlu olmak
Eindeutig
tek anlamıyla
sitzen, sass, gegessen
oturmak, üzerinde durmak
volljährig
reşit
genießen
tadını çıkarmak
platt
düz ; havası kaçık tekerlek
der Bürgersteig
kaldırım
schieben
itmek
halten
durmak
nachempfinden
empati kurmak
berühren
dokunmak, etkilemek
frieren
donmak
die Versicherung
sigorta
der Koffen
Koffen anpacken
bavul
bavul hazırlamak
anpacken
tutmak, yakalamak
der Stern
yıldız
einzig
tek
hinbringen
götürmek
unterhalten ( ayrılmayan fiil)
sich unterhalten mit
eğlendirmek, güldürmek
sohbet etmek
abschicken
göndermek, yollamak
schick
şık
sich anziehen
giyinmek
ziehen = umziehen
taşınmak
ausziehen
einziehen
evden taşınmak
eve taşınmak
ankommen (bei)
varmak, ulaşmak
der Lastkraftwagen LKW der Personenkraftwagen (Personelkraftwagen)
kamyon
insan taşıyan araç, kişisel araç?
losfahren
yola çıkmak
das Zelt
çadır
der Ausflug
gezi, gezinti
das Floß
die Fahrt
die Floßfahrt
sal
yolculuk
sal gezisi, yolculuğu
der Betriebsausflug
şirket gezisi
das Jubiläum
yıl dönümü
die Weihnachtsfeier
noel
der Einstand
der Ausstand
İşe giriş kutlaması
İşten ayrılış vedası
die Betriebsversammlung
die Versammlung
iş toplantısı
toplantı
das Sommerfest
yaz şenliği
gemütlich
rahat, sakin
der Kreis
çevre, daire, bölge
der Chor
koro
jemandeM etwas verdanken (dativ)
birine bir şey borçlu olmak
außer (dativ)
dışında, bundan başka
die Versammlung
toplantı
die Herausforderung
meydan okuma
jemandem Bescheid geben/sagen = jemanden benachrichtigen
birisine haber vermek
der Stand
durum
die Umbauarbeiten
tadilat çalışmaları
trotz + genitiv
bir şeye rağmen
der Gutachter
uzman
die Geschäftsführung
yönetim
die Branche
dal, şube
die Gewerkschaft
sendika
der Betriebsrat
işçi temsilcileri kurulu?
der Wetterbericht
hava raporu
die Tagesordnung
gündem
das Treffen, - (çoğulu aynı)
buluşma
das Essen , - (çoğulu aynı)
yemek
die Zusage
zusagen
kabul
kabul etmek
die Absage
absagen
ret
reddetmek
tief
derinden ( sıfat)
spüren
hissetmek
falten
katlamak
der Brustkorb
göğüs kafesi
der Arbeitnehmer = der Beschäftigter
işçi, personel, çalışan
regeln (fi)
ayarlamak, yoluna koymak
schaden
zarar vermek
die Diät
diyet
der Erfolg
başarı
niedrig
alçak, düşük
die Erkenntnis
anlama, idrak etme
der Stuhl
sandalye
lüften
havalandırmak
verteilen
bölmek
verliehen
hediye etmek, dağıtmak
sich bewerben
başvurmak, müracaat etmek
Am herzen liegen
kalbinde yatan ( umursanan)
auf… eingehen
bir şeylerin üzerinde durmak
stürmisch
fırtılanı (sıfat)
wiederholen
tekrarlamak
mit etw am Ende sein
bir şeyi bitirmiş olmak
dumm gelaufen
eine Sache hat nicht wie geplant geklappt
den Bus verpassen
otobüsü kaçırmak
das Portemonnaie vergessen
cüzdanı unutmak
den Schlüssel stecken lassen
anahtarı takılı bırakmak
die Batterie (akü,pil) ist leer der Motor startet nicht
akü boş, araba çalışmıyor
den Pullover zu heiß waschen
kazağı çok sıcak yıkamak
im Stau stehen
der Stau
trafikte durmak
trafik sıkışıklığı
geblitzt werden
fotoğrafın çekilmesi ( radara yakalanmak )
das Portemonnaie
cüzdan
ansprechen
hitap etmek, konuşmayayı başlatmak
nass
ıslak
der Treauzeuge-,n-
nikah şahidi
die Strecke
hat, mesafe, güzargah
weit
uzak, bol, geniş,
prüfen
denetlemek, kontrol etmek, incelemek
Weshalb, weswegen?
Niçin neden anlamında soru eki olarak kullanılır. Bağlaç olarak da weshalb ve weswegen ile aynıdır.
mich hat der Mut verlassen
cesaret beni bıraktı ( cesaret edemedim anlamına gelen kalıp)
schaffen
yaratmak, etmek, oluşturmak
die Frisur
saç modeli
untersuchen
muayene etmek, araştırmak, incelemek
gemein = zusammen
birlikte
gegen+ akk
karşı
nicht nur… sondern auch…
yalnızca …. değil, aynı zamanda ….
Maßnahmen treffen
die Maßnahme,-n
önlem almak
önlem
impfen
aşılamak, aşı yapmak
die Messe
der Messestand
fuar
fuarstandı
sich melden bei+ dativ
haberdar etmek
sobald
yapar yapmaz bağlacı
sich erkundigen = sich informieren
bilgilenmek
Herzlichen Dank im Voraus!
Şimdiden teşekkürler
die Mühe
Im Voraus vielen Dank für Ihre Mühe!
zahmet
im Anhang
ekte ( mail)
nachholen
telafi etmek
vertreten
temsil etmek
vermeiden
kaçınmak, sakınmak
der Klatsch/ der Tratsch
dedikodu
der Vorgesetzter
amir, patron
die Veranstaltung,-en
etkinlik
der Angehöriger
der Angehörige ,-n
fert
akraba
Die Stimmung
ruh hali, mizaç
wirtschaftlich
ekonomik ( sıfat)
die Vereinbarung
sözleşme
das Mitglied
die Mitglieder
üye
üyeler
Die Firma
şirket
der Zeitraum
zaman dilimi
steigern
arttırmak, yükseltmek
morgen
morgige
yarın
yarınki (sıfat)
eröffnen
açmak
der Raum
alan
das Menü = die Speisekarte
menü
das Buffet
büfe
unterhaltsam
eğlenceli ( sıfat)
Es ist erst
Ich bin erst
henüz, daha anlamında kullanılır. ( zaman olarak )
Es ist schon 10 Uhr, ich muss langsam gehen
saat artık 10 oldu ufaktan gitmeliyim
die Bar
gece klübü, pub
sich erinnern an + akk
bir şeyi hatırlamak
rasieren
sich rasieren
tıraş etmek
tıraş olmak
vor allem
her şeyden önce anlamında kullanılabilir
sich gewöhnen an + akk
alışmak
Lust haben auf + akk
hevesi olmak
losgehen
başlamak
dank (praposition)
sayesinde
der Nichtraucher
sigara içmeyen
die Sucht
alışkanlık
atmen
einatmen/ausatmen
solumak
nefes almak/vermek
nutzen
değerlendirmek, faydalanmak, kullanmak
bequem
rahat
der Inhalt
içerik, mesele, konu
das Netz
das Netzwerk
file, ağ, şebeke
network
das Verbot
yasak
der Zusammenhang
bağlantı, ilişik?
der Schriftsteller
yazar
erleben
yaşamak, görmek, yetişmek
sich lohnen
değer olmak, değmek
der Briefumschlag
zarf
drin(innen)
içinde ( zarf)
einfallen
aklına gelmek, çökmek, yıkılmak
lügen
yalan söylemek
der Gedanke,-n
Mach dir keine Gedanken!
Gedanken machen über
Düşünce-ler
İçin rahat olsun!
kafa yormak
schief
eğik
das Licht
ışık
Schwiegervater
Schwieger-
kayınpeder
kayın…
peinlich
üzücü
zornig
kızgın, öfkeli
der Schein
belge, sertifika
das Zeug
eşya
anlächeln + akk
gülümsemek
genießen
tadını çıkarmak
auspacken
paketi açmak, ortaya dökmek
aufwachen
uyanmak
der Lohn
ücret, mükafat, ödül
rennen
koşmak
die Kasse ( die Kassa)
kasa
ziehen (lassen)
bırakmak ( to let go)
sauer
ekşi
die Broschüre
broşür
die Verbesserungen
iyileştirme
einführen
getirmek, tanıtmak
erlauben
izin vermek, müsade etmek
gelingen
başarmak
klettern
tırmanmak
grüßen
selamlamak
endgültig
kesin
das Boot
gemi
heutig
bugünkü
jedenfalls
her halükarda
sobald
as soon as
bisher
şimdiye dek
entwickeln
oluşturmak, geliştirmek.
der Umzug
taşınma
hoffentlich
umarım
das Zeugnis
sertifika, belge, karne