Kelimeler Flashcards
die Geschwister
Kardeş
Ledig
Bekar
Verheiratet
Evli
Geschieden
Ayrı, boşanmış
die Staatsangehörigkeit
Milliyet ( Nationality)
Segeln
Yelken Açmak
Tauchen
Dalmak, dalgıçlık yapmak
Reiten
Ata binmek
das Fahrad
Rad fahren
Bisiklet
Bisiklete binmek
Malen/Zeichen
resim çizmek
Reisen
seyahat etmek
Spazierengehen
Gezmek, dolaşmak
Laufen
Koşmak (jogging)
Erzählen
Anlatmak
Erklären
Açıklamak
Backen
Fırında pişirmek
Anzehen=Zusehen
İzlemek
Zuhören
Dinlemek
Schenken
Hediye etmek
Holen
Alıp getirmek
Abholen
Gelip almak
Bestellen
Sipariş vermek
Bezahlen
Ödemek
Passen
Uymak, uygun olmak
Passieren
Pas geçmek
Schmecken
Tadı olmak
Mieten
Kiralamak
Zu Hause / zuhause
Nach Hause
Evde
Eve
Noch
Daha, hala, henüz
Der Regenschirm
Şemsiye
Der Wagen
Otomobil
Das Tier
Hayvan
Der Geschirrspüler
Bulaşık Mak.
der Topf
Tencere
der Staubsauger
elektrik süpürgesi (toz + emmek kelimeleri)
die Tafel
Yazı tahtası
der Boden
yer, zemin
Die Leute
İnsanlar, her zaman plural!
der Hut
Şapka
Die Brille
Gözlük
der Schal
Şal
Das Hemd
Gömlek
die Jacke
Ceket
Die Hose
Pantolon
Die Strumpfhose
Kilotlu çorap
die Socken
Çoraplar
die Schuhe
Ayakkabılar
der Stiefel
Çizme
die Tasche
Çanta
der Rucksack
Sırt çantası
die Handtasche
el çantası
die Geldtascher
Cüzdan
der Koffer
Bavul
die Krawatte
Kravat
Tragen
Taşımak, giyinmiş olmak, aksesuar takmak
Bieten / anbieten
Sunmak / teklif etmek
Lustig
Komik
Die Weltkarte
Dünya Haritası
anfangen
başlamak, start
die Erfahrung
deneyim
zeigen
göstermek
die Wissenschaft
Bilim
vorstellen
sunmak, tanıtmak
der Promi, die Promis
Ünlü, ünlüler
der Einstieg
Giriş, entry
Filme zu/anschauen
umschauen
Film izlemek
etrafa bakmak
das Flugzeug
Uçak
der Zug
Tren
die Fähre
Feribot
Nehmen
Almak
Taşıt aracına binerek gitmek
einstagen
ausstagen
umstagen
(içine) binmek
(dışına) inmek
aktarma yapmak
Die Verbindung
bağlantı (ulaşım)
lieber
gern-lieber-am liebsten
daha iyisi, tercihen
ab/biegen
“rechts, links”
“in die ….. Straße
dönmek, sapmak
die Richtung
yön
der Fußgänger
yaya
die Ecke
köşe
Wie weit…
Ne kadar uzaklıkta?
Dort
Oraya
hin/kommen
oraya gitmek
Halten
durmak, tutmak
anschnallen
emniyet kemeri takmak
bremsen
fren yapmak
überholen
sollamak (nicht trennbare)
das/die Lebensmittel
Yiyecek
die Kindergärtnerinnen
Anaokulu öğretmenleri
der Nachmittagsunterricht
Afternoon session
die Betreuung
ilgi, gözetim, eşlik etme, bakım, önderlik etme
vor kurzem
kısa bir süre önce
einführen
introduce
die verbesserung
improvement
die Bundesländer
German States
gelten ( es gilt… )
geçerli, valid
sogennant
öyle isimlendirilen
das Geschäft
Business
die Sußigkeiten
Şekerleme
die Gewürze
Baharat
Norden
Kuzey
Süden
Güney
Osten
Doğu
Westen
Batı
der Orient
doğu ülkeleri
sowie
as well as…
die Ware, die Waren
Eşya, eşyalar
eigen
karakteristik
hauptsächlich
başlıca, primary
ausländisch
foreign
von nun an
from now on
das Angebot
offer
das Ausland
yabancı ülke
weit
far, long
eröfnen
açılmak, kurulmak (market)
die Frische
taze
die Haushaltswaren
Evle ilgili malzemeler
neuwertig
as good as new
die Bedürftige = an sozial bedürftige
needy people (yoksul)
dürfen
may, can, be allowed
verdienen
Geld verdienen
hak etmek
para kazanmak
das Mitglied
die Mitglieder
üye
üyeler
der Mitgliedspass
Toplumun içindeki bir üye olarak dayanışmanın verdiği haz
der Verkaufspreis
selling price
sogar
even
nutzen
use
sich (akk) auskennen
be well informed
der/die Betreuer
supervisor, caregiver
das Unterrichten
teaching
gebürtiger Deutscher
native German
das Dorf
Village
damals
then, at the time
die Nachhilfe
Takviye ders
die Schüler
Lise öğrencileri
gleich
aynı
meinen
to mean
gewöhnlich
usual
damit
so that
sich (akk) etw (akk) leisten
afford smt.
der verein
association
die bildungschancen
Eğitim fırsatları
verbessern
düzeltmek / daha iyi yapmak
führen
yöneltmek
sondern
rather - daha doğrusu
ama ( bağlaç )
Achtungachten (tek başına kullanılmaz)
achten auf + akk ?
Bitte achten Sie auf das Vorzeichen
dikkat
dikkat etmek
Bir şeyin başındaki işarete dikkat et
darauf
on, on it (şuna, buna)
neben
besides, next to
eingeschaltet
switched on, açmak
laden
charge, invite
der Erfolg
erfolgreich
Başarı
başarılı
Ruhe
ruhig = gelassen
sessizlik, huzur
sessiz huzurlu
der Pass = die Reisepass
Pasaport
der Personalausweis
Kimlik
dinke Bedeuten
mean sth, stand for sth
das Formular
Form
der Familienstand
Marrial Status
die Hochzeit
wedding
herzlich
sincere, warm
bei uns…
at our house
ganz
entire
kurz
short
das Geschleht
gender
Männlich
Weiblich
Male
Female
der Anrufbeantworter
answering machine
beantworten
answer sth
der Ausweis
identity document
der Führerschein
ehliyet
die Anmeldebestätigung
Kayıt onayı
die Postleitzahl
Alan kodu
der Ehemann
Koca
die Tante
teyze
Cousin/Cousine
Kuzen
Tochter/Sohn
Kız/Oğul
Bruder/Schwester
Erkek/Kız kardeş
Frauen/Männer
Kadınlar/Erkekler
die Osterferien
Paskalya tatilleri
sterben
ölmek
die Verwandte
Akrabalar
hübsch X hässlich
yakışıklı X çirkin
das Fell
kürk (hayvanlar için)
Weich
yumuşak
die Augenfarbe
Göz rengi
das Auge
Göz
dunkel
koyu
der Bart
Beard, sakal
neugierig
meraklı
eifersüchtig
kıskanç
ehrlich
dürüst
lügen
yalan söylemek
zufrieden
unzufrieden
memnun
memnun olmayan
traurig
üzgün
ernst
ciddi
fröhlich
mutlu
oben
yukarıda
die Fragebogen
anket formu
im Verkauf
satışta, satış esnasında
CHS
X olarak okunur
das Stück
parça
aufregend
heyecanlı
zurzeit
şu anda, şimdilik
die Einzige
only one
das Fach
alan
die Sommerferien
yaz tatilleri
gerade
dümdüz
rund
round, circular
verreisen
seyahate çıkmak
manchmal = hin und wieder
bazen
Allerdings
gerçi, zaten, her ne kadar
das Frühjahr
ilkbahar
der Frühling
ilkbahar
der Sommer
Yaz
der Winter
Kış
der Herbst
sonbahar
überlegen
consider, düşünmek, değerlendirmek
e Ferien
der Ferienjob
tatil (Her zaman plural!)
tatil iş,i
sich getroffen
meet, joined
erlauben
allow
draußen
dışarıda
mit etwas zu tun haben
… ile yapacak çok işi olmak
die Erwachsene
Yetişkin
nennen
die Telefonnummer nennen
isimlendirmek
tel no vermek
rennen
koşmak
unterwegs
on the way
verbieten
yasaklamak
die Anziege
ilan, duyuru
die Linie
line, çizgi
beliebt
beliebter
ünlü
daha popüler
sparen
zaman / para tasarruf etmek
die sicherheit
güvenlik
die Geldausgabe
ausgeben
para harcamak
harcamak ( para )
vieder
tekrar
statt
onun yerine…(instead of, rather than…)
das Konto
hesap, account
regelmäßig
düzenli
schon
çoktan
die Euroscheine= Euro notes
Faturalar
öfters
from time to time
der Auftrag = die Pflicht = die Aufgabe
görev
die initiative
girişim
die Beschäftigungen
meslekler
zumindest
at least
die überschrift
başlık
der Vorfall
olay
ungewöhnlich
alışılmadık
die Filiale, das Fuch
branch, şube, dal
versehentlich
yanlışlıkla
abrechnen
denkleştirmek ( maddi), indirmek (maddi)
doch
but, still, buna rağmen
other then that
der Regen
yağmur
der/die Fehler
Hata/hatalar
verständigt
verständigen
informed
inform
leider
ne yazık ki
abbuchen
hesaptan düşmek, indirmek
bekommen
to get
der Grund
neden
wegen
because of…/ …. yüzünden
die umstellung
dönüşüm
fehlen
eksik olmak
behalten
saklamak, alı koymak
die Jahrgänge
yaş grupları
der Verkehr
Trafik
das Verkehrsmittel
Ulaşım araçları
billig X tauer
ucuz X pahalı
der Bleistift
kurşun kalem
der Kuli / der Kugelschreiber
Tükenmez kalem
der Flug
uçuş
Ich bin nicht von hier
Ben buradan değilim. Yerlisi değilim
immer
her zaman, sürekli
anhalten
durdurmak
so wie
… gibi
eigentlich
aslında / in fact
sicher
emin, güvenli
sich denken an + akk
bir şeyi / bir kişiyi düşünmek
sich erinnern an + akk
bir şeyi/ bir kişiyi hatırlamak
vergessen
unutmak
das Gespräch
konuşma / görüşme
sich bewegen
hareket etmek
die Radiosendung
radyo yayını
spannend
ilgi çeken
klingen
çalmak (kapı/telefon/zil)
KULAGA hoş komik vs GELMEK
Es geht um…
bir şeyin hakkında olmak
“im buch geht es um die Krankheit”
zum Glück
şans eseri
glücklich
mutlu
das Glück
şans/talih
die Chance
şans/imkan/olanak
schaffen
başarmak
“Ich habe geschafft”
“Es gelingt mir” deutsch zu lernen
aufhören mit + dativ
bir şeyi sonlandırmak
“Ich habe geschafft mit dem Rauchen aufzuhören”
falls/wenn
if, eğer
sich (an)melden bei + dativ
başvurmak
Es fällt mir auf
aklıma geldi
tatsächlich
gerçekten
viel-mehr-am meisten
çok-daha çok- en çok
meistens=mist
çoğunlukla
inzwischen = zwischendurch
meanwhile, aynı süre esnasında
iki zaman dilimi arasında,
arada
hoch - höher - am höchsten
uzun - daha uzun - en uzun( yüksek)
vergleichbar
karşılaştırılabilir
eben
even
der Zustand
hal, durum
die Bewegung
hareket
die Neffe
yeğen
der Ausflug
gezinti
dagegen
buna karşın
der Ratschlag
tavsiye, öneri, öğüt
die Gewohnheit
alışkanlık
ändern
değiştirmek
vorschlagen
önermek
sofort
hemen
die Bewerbungsgespräch
iş mülakatı
damals
o zamanlar
das Gebäude
bina
nämlich
yani / bile / hatta
der Bereich
alan / bölge
“Elif studiert im Bereich Medizin”
“Im Marmara-Bereich”
auffallen
dikkat çekmek, göze çarpmak
ungemütlich
rahatsız
eng
dar
die Stige = die Treppe
Merdiven
sein - war - ist gewesen
olmak
ist gewesen : v3
eigenartig
tuhaf, kendine özgü
ähnlich
benzer
schädlich X nützlich
zararlı X yararlı
vollkommen
tamamiyle
die Unterstützung
Unterstützen
destek
desteklemek
hinaugehen
yukarı çıkmak:
“Geht der Aufzug nach oben (hinauf) ?”
“Geht der Aufzug nach unten (hinunter) ?”
der Aufzug
asansör
das Zubehör
aksesuar
die Bewerbung
iş başvurusu
der Lebenslauf
Özgeçmiş
der Betreff
konu
die Lager
depo
Teilzeitarbeit
Part-time iş
richten
yönlendirme
vermitteln
aracılık etmek
das Hilfsarbeit
çalışma/ yardım çalışması
das Zuhause
yuva
Quadratmeter
metrekare
der Vermieter
ev sahibi/ kiraya veren kişi
der Mieter
Kiracı
übernehmen
üstlenmek
fest/legen
belirlemek / saptamak / tespit etmek
genau
tam
vorher
önceden
gießen
sulamak
die Krankenpflege
hasta bakımı
gehören
ait olmak
“es gehört mir” - kişi ise zu yok, görev içerik vs ise zu + dativ kullanılır
Der Hund gehört dem Vater
Der Löwe (aslan) gehört zu der großen Katzenfamilie.
günstig
uygun / uygun fiyatlı
die Miete
kira (bedeli)
steigen
çıkmak / yükselmek
bezahlbar
ödenebilir
die Gesellschaft
Toplum
Sich freuen über + akk
Sich freuen auf + akk
geçmişteki bir şeye sevinmek
henüz yaşamadığın bir şey için sevinmek
das Amt
Devlet dairesi / devlet ofisi
Almanca’da “amt” gelirse devlet dairesi anlamına gelir Wohnungsamt = ikametgah veren bir devlet ofisi
gegen Hilfe
yardım karşılığı
der Streit
kavga
das Studium
Yüksek öğretim
die Gemeinschaft
birliktelik / topluluk / association
selten = seldom
seyrek
nötig
gerekli
funtionieren
çalışmak
es geht darum, …
konusu olmak
hakkında olmak
Im Film geht es darum, dass…
kämpfen
savaşmak
der Vorteil X der Nachteil
Avantaj X dezavantaj
leisten
to afford, parayı ödeyebilir olmak
rasant
hızlı
verstärken
güçlendirmek
stark
güçlü
Mit Freude
neşeyle/zevkle
die Geschwindigkeit
hız
“mit freude an Geschwindigkeit” hız sevenler
die Ausrüstung
ekipman, donanım
(zur Verfügung) stellen
hizmete sunmak ( vermek) / hizmete açmak
die Saison
sezon
dringend
acil
kommende
gelecek / coming
die Krippe
kreş
die Vertretung
temsil etme
ausgebildet
eğitimli
der Erzieher
yetiştiren / eğiten kişi
umgehen mit + dativ
başa çıkmak
belesen
okumuş
handeln
pazarlık etmek
die Buchhandlung
die Blumenhandlung
kitapçı
çiçekci
der Urlaub
die Ferien
Tatil ( gezi + zaman) - Ich bin Urlaub ( tatildeyim)
tatil -> (zaman) - In den Ferien (tatil süresi içinde)
die Beschäftigung
Ich beschäftige mich mit Blumen
meşguliyet
ilgileniyorum, uğralııyorum
die Neugestaltung
yeniden yapılandırılan
yeniden şekillendirilen
ca. (circa)
yaklaşık
die Fremdsprache
yabancı dil
erfolgen
verilmek / takip edilmek
entdecken
keşfetmek
sich bewerben
işe başvurmak
die Verwaltung
yönetim
der Fahrzeug
taşıt aracı, vehicle
Es macht ihm nichts aus
onu bu durum etkilemiyor, ona bir şey yapmıyor
aufpassen
dikkat etmek / göz kulak olmak
körperlich
bedensel
der Koch / die Köchin
aşçı
je…. desto:
ne kadar… o kadar…
einschätzen
değerlendirmek
überraschen
şaşırtmak / sürpriz yapmak
bestätigen
doğrulamak / to confirm
zunehmen
artmak / kilo almak
zufrieden sein mit dativ
memnun olmak
Tief
der Tiefpunkt
derin
dip noktası
die Gründung
kurmak / kurma
die Mitte
in der Mitte
orta noktası
ortasında
plötzlich
aniden
der Vordergrund
der Hintergrund
Ön plan
Arka plan
“im Vordergrund stehen sein” : ön planda olmak
das Frieden
barış / huzur
ewig
sonsuz
glatt
düz / kırışıksız, pürüzsüz cilt
laut
göre (präposition)
yüksek sesli/gürültülü (sıfat veya zarf)
erhöhen
yükseltmek/ arttırmak
kaum
neredeyse hiç
der Streß
stressig
Stres
stresli
häufig
sık sık
sich kümmern
ilgilenmek
Nachwuchs
gelecek nesil
produzieren
üretmek
trotzdem
trotz + isim + dativ
cümle bağlacı “ rağmen “
rağmen präposition
“Trotz meiner Krankheit musste ich eine lange Reise machen”
“Ich war krank, trotzdem musste ich eine lange Reise machen”
der Familienkreis
der Kreis
aile çevresi
çember
umgehen
davranmak
miteinander
birlikte, together, with each other
miteinander umgehen
birbirleri ile geçinmek
mittlere
In mittleren Lebensalter
orta / ortalama / ortanca
Orta yaşlarda
der Raum
der Raumschiff
Uzay / yer / zaman boşluğu
uzay gemisi
der Leserbrief
okuyucu mektubu
vorankommen
ulaşmak / ilerlemek
130 km/h
130 km pro Stunde
begrenzt
sınırlı / sınırlandırılmış
Was ist los?
Was ist los mit dir?
ne oldu?
sana ne oldu? neyin var?
die Beschränkung
sınırlama
meiner Meinung nach
Bana göre
Benim düşünceme göre
echt
gerçek/orijinal
e Fehl-entscheidung
eksik karar
die Spur
iz / şerit
lassen
izin vermek / bırakmak
vor allem
her şeyden önce
die Strecke
mesafe / yol
deutlich
net / kesin
gefährlich
gefährden
tehlikeli
tehlikeye atmak
aufmerksam
dikkatli
der Wut
öfke
regulieren
ayarlamak / düzenlemek
normalerweise
normal olarak
regeln
kural koymak
umschauen
etrafa bakmak
entscheiden
karar vermek
schwach
güçsüz, güç olarak zayıf
ziemlich
oldukça
nicht nur… , sondern auch…
not only… , but also…
der Stau
trafik yoğunluğu
außerdem
bunun dışında
der Zeitverlust
zaman kaybı
feststellen
tespit etmek
der Außendienst
dış hizmetler
der Rennwagen
yarış arabası
austoben
azmak / kudurmak / içini dökmek
In den Ferien
im Freien
tatilde
açık havada
in der Nähe
yakınlarda
spätestens
en geç
der Schäferhund
çoban köpeği
feiern
kutlamak
Könnten Sie mir bitte sagen, wie ich am besten zum Sportplaz kommen kann?
Bitte informieren Sie mich. Vielen Dank
der Wald
Orman
sich befinden = liegen
bulunmak
der Kunde
Müşteri
der Held
kahraman
der Fremde
yabancı
der Mensch
insan
der Beamte
memur
das Herz
kalp
der Bauer
Çiftçi
einziehen
taşınmak
über ein Thema diskutieren
bir konu üzerinde tartışmak
momentan
şu anda
darin
therein, orada - o konuda
küssen
der Kuss
öpmek
öpücük
getrennt
ayrı ayrı
böse
kızgın, fena
das Gesicht
yüz
der Filzstift
keçeli kalem
das Heft
defter
der Blatt
yaprak sayfa
die Ansichtskarte
kartpostal
das Porto
posta ücreti
der Verein
dernek, kulüp
stattfinden
vuku bulmak, olup bitmek
das Heim
yurt, yuva, ev
der Klub
kulüp
das Spiel
oyun, maç
der Kopf
kafa
das Haar
saç
der Fuß
ayak
die Bein
bacak
der Finger
parmak
der Bauch
göbek
die Nase
burun
das Herz
kalp
kämmen
taramak
der Zahn
diş
das Auge
göz
das Ohr
kulak
der Mund
dudak
der Rücken
sırt
Mein rücken tut weh
wehtun
sırtım ağrıyor
ağrımak
Gute Besserung!
Geçmiş olsun!
der Schmerz
ağrı
etwas gegen Rückenschmerzen
sırt ağrısına karşı bir şeyler
verschreiben
reçete etmek, ilaç yazmak
kalt X heiß
soğuk X sıcak
fit X müde
dinç X yorgun
lachen X weinen
gülmek X ağlamak
stark X schwach
güçlü X güçsüz
aussehen
görünmek
39 Grad
derece
der Husten
öksürük
die Grippe
grip
der Schnupfen
nezle
der Hals
boyun
schlimm
berbat, kötü
die Erkältung
soğuk algınlığı
Medikamente einnehmen
ilaç içmek
der Unfall
kaza
das Knie
diz
verletzt
yaralı
aufstehen
ayağa kalkmak
untersuchen
muayene etmek
der Messer
bıçak
schneiden
kesmek doğramak
blass
solgun
das Blut
kan
die Salbe
merhem
die Wunde
yara
heil
heilen
sağlam sıhhatli
iyileştirmek
wissen
bilmek
Forschen
araştırmak
die Haut
cilt, deri
hin und wİEder
ara sıra
vorbeikommen
önünden geçmek, uğramak
darin
bir şeyin içinde
reagieren auf +akk
bir şeye reaksiyon göstermek (negatif bir anlam)
olumsuz, tuhaf
neben
nebenan
yanına, yanında
yanında ve neredeyse temas var
sich Erkranken
hastalanmak
reden über = sprechen über + akk
hakkında konuşmak
Was fehlt Ihnen?
Neyiniz var?
die Sprechstunde
Konuşma saati
buchen
rezerve etmek
du sagen, Sie sagen
sen/siz diye hitap etmek
Kann ich Ihnen du sagen?
einladen zu + Dativ
Party farklı. (einladen + auf + akk)
davet etmek
Elif ist auf der Party ( Partide-dativ
der Baum
ağaç
vorige
önceki
versuchen
denemek
verpassen
kaçırmak ( örn: otobüs)
die Nachspeise
Tatlı
abfahren
terk etmek, arabayla gitmek
die Prüfung bestehen
sınavı başarıyla geçmek
Binden
bağlamak
bleiben
kalmak
brechen
kırmak, kırılmak
putzen
temizlemek
Zähne putzen
Abschiessen
kapatmak , bitirmek, tamamlamak
die Angst
korku
schon längst
uzun süre önce
vorsichtig
dikkatli
beobachten
gözlemlemek
entschielessen zu + infinitiv (mastar)
karar vermek
lecker
lezzetli
das Rezept
Tarif
hungrig
Hunger haben
aç olmak
acıkmak
durstig sein
durst haben
susamış olmak
susamak