turk_rev_1_26to5_4_p3 Flashcards
Öyle mi?
Really?
Sekreter daktilo yazıyor.
The secretary is typewriting.
Fırıncı ekmek pişiriyor.
The baker is baking bread.
Daktilo
Typewriter
Öğretmen öğrencilere öğretiyor.
The teacher is teaching to students.
Öğrenciler okuyorlar.
The students are reading.
Filin ayakları
The elephant’s feet
Sürekli geçmiş zaman
Past continuous tense
Kaç günlük
For how many days?
Kaça?
How much?
İki kişi
Two people
İki kişilik
For two people
Gölgelik
Shade
Hastane
Hospital
İlk yardım
First aid
Gerçek bir tavşan
A real rabbit
Parti
Party
Değil mi?
Isn’t it?
Yok mu?
Aren’t there?
Yok mu?
Isn’t there?
Şarap değil.
It’s not wine.
Çok güzel bir parti, değil mi?
A nice party, isn’t it?
Buyurun, efendim?
Can I help you sir/madam?
Bir bardak çay, lütfen.
A glass of tea, please.
Bir bira ve bir şişe su, lütfen.
A beer and a bottled water, please.
Sorun
Problem
Sorun değil!Problem değil!
Not a problem!
Samimi
Sincere
Sağ ol
Thanks (sincere)
Otoban / otoyol
Freeway
Köprü
Bridge
Benzin istasyonu
Gas station
Orman
Forrest
Kütüphane
Library
Elektrik hatları
Power lines
Duman
Smoke
Buhar
Vapor / steam
Kavgacı
Aggressive
Elektrik tesisi
Power plant
Sütlü
With milk
Bana da
For me also
Yavrum
My child (affectionate)
Tatlım
My sweety
Diğer haberler
Other news
Şekerli
Sugary, sweet
Şekersiz
Without sugar
Manzara çok güzel, değil mi?
The view is beautiful, isn’t it?
Peynirli tost
Grilled cheese sandwich
Sade
Plain
Acıktım
I’m hungry
Tost
Toasted sandwich, toast
Limonata
Lemonade
İçecekleriniz
Your drinks
İçecek
Drink (isim)
Küfür
Bad word
Özür
Apology
Saat beş buçuk.
It’s 530.
Saat yedi buçuk.
It’s 730.
Saat ikiyi çeyrek geçiyor.
It’s 2:15
Saat üçe çeyrek var.
It’s 2:45.
Saat beşi henüz geçiyor.
It’s just past five.
Saat neredeyse beş.
It’s almost 5.
Bu gece
Tonight
Bu sabah
This morning
Demi?
Isn’t it?(Argo)
Slm
Hi(Internet slang)
iii
I’m good
Gitcem(Gideceğim değil)
I will go(Kısa argo)
Salak
Idiot
Adım adım
Step by step
Dikkat et!
Look out!
Abla
Older sister
Saat altıyı biraz geçiyor.
It’s a little past six.
Erkek kardeş
Brother/ Little brother
Kız kardeş
Sister/ Little sister
Abi / ağabey
Older brother
Yenge
Older brothers wife / uncle’s wife
Abla
Older sister
Enişte
Older sister’s husband
Oğul, erkek çocuk
Son
Kız, kız çocuk
Daughter
Teyze
Aunt (mother’s side)
Hala
Aunt (father’s side)
Dede, büyükbaba
Grandfather
Nine, büyükanne
Grandmother
Anneanne
Grandmother (mother’s side)
Babaanne
Grandmother (father’s side)
Yeğen
Nephew / niece
Amca
Uncle (father’s side)
Dayı
Uncle (mother’s side)
Kuzen
Cousin
Kayınbaba, kayınpeder
Father-in-law
Kaynana, kayınvalide
Mother-in-law
Baldız
Sister-in-law (wife’s sister)
Görümce
Sister-in-law (Husband’s sister)
Kayınbirader
Brother-in-law
Elti
Sister-in-law (wife of husband’s brother)
Bacanak
Brother-in-law (wife’s sister’s husband)
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
Where there is smoke there is fire.
Düz
Smooth, level, flat
Dükkan
Store, shop
Fabrika
Factory
Fakat
But
Güneş
Sun
Haydi!
Come on!
Şişe
Bottle
Ünlü
Famous
Üniversite
University
Çikolata
Chocolate
Kaba, ayı
Rude
Ayı mısın nesin?
Are you being rude?
Nasıl gidiyor?
How is it going?
Öylesine oturuyorum.
I’m just sitting.
Araba kapası açık.
The car door is open.
Araba kapası kapalı.
The car door is closed.
Bu kadının gözleri açık.
This woman’s eyes are open.
Bu kadının gözleri kapalı.
This woman’s eyes are closed.
Yürüyen merdiven
Escalator
At minibüse giriyor.
The horse is entering the van.
Genellikle
Generally
Bazen
Sometimes
Nadiren
Rarely
Neredeyse hiçbir zaman
Almost never
Hiçbir zaman / asla
Never
Çoğunlukla / çoğu zaman
Usually
Her yerde
Everywhere
Parktaki çift
The couple which is in the park.
Çift öpüşüyor.
The couple is kissing.
Bu oğlan sudan çıkıyor.
This boy is getting out of the water.
Kadın yürüyen merdivenle iniyor.
The woman is coming down the elevator.
Kadın yürüyen merdivenle çıkıyor.
The woman is coming up the elevator.
Oğlan çiçek kokluyor.
The boy is smelling the flower.
Ben televizyon izliyorum.
I am watching television.
Kadın atı öpüyor.
The woman is kissing the horse.
Kadın atlı araba sürüyor.
The woman is driving the horse carriage.
Sen arabayı kullanacaksın.
You will drive the car.
El çantası
Handbag/purse
Dinlemek
To listen to
Taşımak
To carry
Silah
Weapon
Bu adamlar silah taşıyarak suda yürüyorlar.
These men who are carrying weapons are walking in water.
Geçit töreni
Parade
Bu adamlar silah taşıyarak geçit töreninde yürüyorlar.
These men carrying guns are walking in a parade.
Nal / at nalı
Horseshoe
Adam atın kulağına dokunuyor.
The man is touching the horse’s ear.
Adam eldivenleri giyiyor.
The man is wearing the gloves.
Kral
King
Dedektif
Detective
Güm!
Boom!
Bukalemun
Chameleon
Çin
China
Çin Mahallesi
Chinatown
Dizayn
Design
Bak!
Look!
Kanıt toplamak
To collect evidence
Düşman
Enemy
Üst katlar
Upstairs
Şüpheli
Suspect / Suspicious
Sekiz yüz doksan dokuz numaralı odayı ulaş.
Get to room number 899.
Düşman bölgesi
Enemy territory
Hadi
Come / come one / let’s go
Aşağı atla
Drop down
Yukarı çık
Go up
Bu iş
This business / job
Girmek
Enter / get in
Toplamak / toplanmak
To gather
Artık
No longer / anymore (zarf)
Bak ne diyeceğim.
I tell you what.
Puan / skor
Point / score
Adam kamyona çıkıyor.
The man is getting on the truck.
Kadın adamı öpüyor.
The woman is kissing the man.
Kız televizyon izlemiyor.
The girl is not watching television.
Kız dans ederek televizyon izliyor.
The girl who is dancing is watching television.
Kız saçını fırçalayarak televizyon izliyor.
The girl who is brushing her hair is watching television.
Ulaşmak
To arrive / reach
Aşağı
Down / below (zarf)
Yukarı
Up / upwards (zarf)
Sahne
Scene / setting
Gümüş
Silver
Tunç / bronz
Bronze
Çelik
Steel
Bakır
Copper
Gizli / gizlenmiş
Hidden
Bağlaç
Conjunction
Sahne
Scene / setting
Gümüş
Silver
Tunç / bronz
Bronze
Çelik
Steel
Bakır
Copper
Gizli / gizlenmiş
Hidden
Bağlaç
Conjunction
Personel / eleman
Personnel / staff
Çok fazla
Too much
Sürekli
Continuous
Tepe, yokuş
Hill
Şavaş / harp
War
İki sene / iki yıl
Two years
Bazı
Some (sıfat)
Kapton / yüzbaşı
Captain
Geride / arkada / arkadan
Back / behind (zarf)
Karıkoca
Man and wife (bir kelime)
Seçmek
To select / choose
Apartman
Apartment
Asker
Soldier
Avukat
Lawyer
Hâlâ
Still / yet
Hediye
Gift / present
Hele
Above all / especially
Yazı
Writing (isim)
Unutmak
To forget
Vermek
To give
Birisi su altında yüzüyor.
Somebody is swimming under the water.
Gülüş
Smile (isim)
Terörist
Terrorist
Terör, terörizm
Terrorism
Dehşet
Terror, dread, fear
Barış
Peace
Barışsever / huzurlu
Peaceful
Sırt çantası / arka çantası
Backpack
Küçük imtihan
Quiz
Cetvel
Ruler
Ders
Lecture / lesson
Bağıntı
Correlation
Gözden geçirmek
To review
Çalışmak
To practice
Çizelge
Chart
Grafik
Graph
Diyagram
Diagram
Denklem
Equation
Formül
Formula
Yapboz
Puzzle (oyun)
Bilmece
Puzzle, conundrum
Hesap makinesi
Calculator
Yazılım
Software
Benek
Dot / spot
Her neyse
At least
İmsanlar tramvaya biniyorlar.
People are getting on the tramway.
Tramvay
Tram
Tren dağın üstünde.
The train is on the mountain.
Kırmızı arabalar geçit töreninde.
The red cars are in the parade.
Araba kamyonu geçiyor.
The cars passing the truck.
Hareket etmek
To move
Vapur
Steamboat
Büyük vapur suyun içinde hareket ediyor.
The big steamboat is moving in the water.
Serüven / macera
Adventure
Haşlamak
To boil
İle birlikte
Along with
Mesela
For instance
Yapmam gerekiyorYapmam lazımYapmam gerekYapmam gerekli
I must do(Lit: My doing is necessary)
Araba sürmesi gerekiyor mu?Araba sürmesi lazım mı?Araba sürmesi gerek mi?Araba sürmesi gerekli mi?
Must he drive?
Gerekiyor, lazım, gerek, gerekli
Necessary
Gitmek zorunda
He has to go
Koşmak zorundayım.
I have to run.
İzlemek zorundasın.
You have to watch.
Yapmalısınız
You (all) should do
Söylemeliyiz
We should say
Serüven / macera
Adventure
Haşlamak
To boil
İle birlikte
Along with
Mesela
For instance
Yapmam gerekiyorYapmam lazımYapmam gerekYapmam gerekli
I must do(Lit: My doing is necessary)
Araba sürması gerekiyor mu?Araba sürması lazım mı?Araba sürması gerek mi?Araba sürması gerekli mi?
Must he drive?
Gerekiyor, lazım, gerek, gerekli
Necessary
Gitmek zorunda
He has to go
Koşmak zorundayım.
I have to run.
İzlemek zorundasın.
You have to watch.
Yapmalısınız
You (all) should do
Söylemeliyiz
We should say
Söylemek
To say
Söylemek
To say
Arada bir
Occasionally, from time to time
Ayrıca
Furthermore
Bayağı
Quite, remarkably
Bazı
Some
Beklemek (acc.)
To wait
Binmek (dat.)
To get in/ get on/ mount
Da / de
Also / as well
Biri / birisi
Someone
Bu sayede
Thanks to this, Because of this
Dışında
Apart from, except (lit: outside of)
Fazla
Many, a lot
Gece hayatı
Nightlife
Göre (dat.)
Compared to
Henüz
Yet
Öğle / öğlen
Noon
Sabahleyin
In the morning
Sabah
Morning
Öğlenleyin
At noon
Akşamleyin
In the evening
Geceleyin
At night
Şafak
Dawn
İkindi
Dusk
Zeytin
Olive
Reçel
Jam (isim)
Omlet
Omlet
İnanılmaz
Unbelievable, unbelievably
Kapatmak
To close / to turn off
Üşenmek
To feel lazy
Tehlikeli
Dangerous
Mahalle
Neighborhood / district
Mekân
Place
Neyse ki
Fortunately
Şarj
Battery
Şu anda
At the moment
Konu
Topic
Mektup
Letter, note
İdare eder
I manage(Nasılsın response)
(Nasılsın response)
Not bad
Hacı / hocam / bab / oğlum
Dude
Bilet
Ticket
Çünkü
Because
En sonunda
In the end(Lit: at it’s most end)
Aktarmasız
Transit
Avrupa Birliği / AB
European Union
Bahar
Woman’s name meaning spring
Fark etmez
It doesn’t matter/ I’m all good/ It’s okay for me
Bence
According to me
Başka bir
Another
Avrupa
Europe
Araştırmak (acc.)
To research
Zaman ayırın
Take your time
Gayet
Quite (g-)
Tarih
Date (day, month, ect.)
Sürekli
Always / permanently
Şonuçta
After all
Tamamlamak
To complete
O kadar
That much / to that extent
Karar vermek
To decide (lit. To give a decision)
Nihayet
Finally
Satın almak / almak
To buy
İşlem
Process
Seyahat
Travel
Gidiş dönüz
Round trip ticket(Lit. Going-coming)
Denemek
To try
Heyecanlı
Excited
Herhâlde
Probably
Haklısın
You’re right
Avrupa sayahati
A trip to Europe(lit. Europe travel)
Yorucu
Tiring
Üçü
The three of them
Tutmak
To cost
Üçüş
Flight
Ülke
Country
Yüzünden
Because of
Olmaz
Impossible
Madem /Madem ki
Seeing as / since
Yüzyıl
Century
Uygun
Appropriate
Şşşşşt
Psssst!
Ses
Voice / sound
Merak etmek
To be curious /To be worried
Sensin
It is you
O zaman
Then, in that case
Tamamen
Completely
Bakalım
Let’s see
Kırmızı kazaklı oğlan
The boy in a red sweater
O arkadaşları ile oynuyor.
He is playing with his friends.
Sarık
Pole
O sarık ile atlıyor.
He is jumping with a pole.
O mikrofon ile şarkı söylüyor.
She is singing with the microphone.
O mikrofonsuz şarkı söylüyor.
She is singing without a microphone.
O ellerini kullanmadan biniyor.
He is riding without using his hands.
O sırıksız atlıyor.
He is jumping without a pole.
Gölet
Pond
Dur işareti
Stop sign
Stop /Stop lambası
Stop light
Su birikintisi /İrkinti
Puddle
Gibisi yok
There’s nothing like it
Hem A hem B.
Both A and B
A ve B
A and B
A ile B
A with (and) B
A, B de.
A and B too
A veya B
A or B
Ya A veya B. /Ya A ya da B.
Either A or B.
Ya A ya B veya C.Ya A ya B ya da C.
Either A, B, or C.
Ne A ne B.
Neither a nor B.
Ne A ne B ne C.
Neither A or B or C.
B, çünkü A.
B, because A.
(Eğer) A’ysa, (o zaman) B’dir.
If A, then B.
Diş macunu
Tooth paste
Kaz
Goose
Losyon
Lotion
İletişim
Communication
Çinsiyet
Gender
Erkek
Male
Dişi
Female
Çalar saat
Alarm clock
İlaç / tıp
Drug / medicine
Kelime hazinesi
Vocabulary
Kiremit
Tile
Delik
Hole / vent
Şampuan
Shampoo
Şartlandırıcı
Conditioner (hair)
Kokarca
Skunk
İçgüdü
Instinct
Gargara
Mouthwash