turk_rev_1_26to5_4_p2 Flashcards
Adam iki kadının arasında.
The man is between two women.
Köpek iki insanın arasında.
The dog is between two people.
Adam iki kadının yanında.
The man is next to two women.
Köpek iki insanın yanında.
The dog is next to two people.
Öğrencim
My student
Öğrenciyim
I am a student.
Ben öğretMENim.
I am a teacher.
Benim öğretmenİM.
My teacher.
Bahşiş
Tip, gratuity
Vale
Valet
Yunanistan
Greece
Yunan
Greek person
Macaristan
Hungary
Macar
Hungarian person
Romanya
Romania
Rumen
Romanian person
Amerika Birleşik Devletleri
United States of America
Amerikan / Amerikalı
American person
Bu ne?
What is this?
O kim?
Who is that?
Neredesin?
Where are you at?
Nere?
Where?
Kaplan
Tiger
Leopar
Leopard
Truva atı
Trojan Horse
Bilmiyordum.
I did not know.
Güvercin
Pigeon
Aslan
Lion
Anlamadım
I didn’t understand.
Başım ağrıyor.
My head hurts.
Kadın kızın saçını fırçalıyor.
The woman is brushing the girl’s hair.
Fırçalamak
To brush
Kızın saçı
The girl’s hair
Taramak
To comb
Kadın saçını tarıyor.
The woman is combing her hair.
Kadın saçını fırçalıyor.
The woman is brushing her hair.
Kadın kızın saçını tarıyor.
The woman is combing the girl’s hair.
Fransa
France
Fransız
French person
İtalya
Italy
İtalyon
Italian person
Rusya
Russia
Rus
Russian person
İngiltere / Birleşik Krallık
England / United Kingdom
İngiliz
English person
Golf
Golf
Mum
Candle
Tanıştığımıza çok memnun oldum.
Very nice to meet you.
Selam
Hi
(Onu) istiyorum.
I want it.
(Onu) istemiyorum.
I don’t want it.
(Onu) seviyorum.
I like it.
(Onu) sevmiyorum.
I don’t like it.
Evet, anladım.
Yes, I understand.
Beni anlıyor musun?
Do you understand me?
Ben Amerika’dan geliyorum.
I come from America.
Nerelisiniz?
Where are you from?
Armut
Pear
Domates
Tomato
Öğrenmek
To learn
Araba sürmek, araba kullanmak
To drive
Yarın şehre gidiyorum.
Tomorrow I am going to town.
Şehir
Town
Burun büyük.
The nose is big.
Burnum büyük.
My nose is big.
Tilki
Fox
Bu önemli değil.
This is not important.
Günüm iyidi.
My day was good.
Senin günün nasıldı?
How was your day?
Oğlan tırmığı yakalıyor.
The boy is catching the rake.
Tırmık
Rake
Adam topu attı.
The man threw the ball.
Görmek
To see
Gördüm
I saw
Gördük
We saw
Gülmek
To laugh
Güldün
You laughed
Güldüler
They laughed
Kadınlar çok şişman.
The women are very fat.
Palyaço
Clown
Ne kadar?
How much?
Çekmek
To pull
Genç bir adam
A young man
Bir dans grubu
A dance group
Grup
Group
Bir koşucu grubu
A running group
Tamlamalar
Noun compounds
Ansiklopedi
Encyclopedia
Türk Ansiklopedisi
Turkish Encyclopedia
Osman
Ottoman
İmparatorluk
Empire
Osman İmparatorluğu
Ottoman Empire
Görmek
To see, behold
Cumhuriyet
Republic
Türkiye Cumhuriyeti
Turkey Republic
Oyun
Game
Site
(Web) site
Oyun sitesi
Game site
Para
Money
Kan parası
Bloodmoney
Kimya
Chemistry
Matematik
Math
Felsefe
Philosophy
Tarih kitapları
History books
Biyoloji
Biology
Nanobilim
Nanoscience
Elektrik mühendisliği
Electrical engineering
Elmas
Diamond
Meşale
Torch
Merdiven
Stairs
Yay
Bow (archery)
Pusula
Compass
Kazma
Pickaxe
Ok
Arrow
Ona göre
According to that
Daha iyi
Better
Peki
All right, well, ok then
Sık sık
Frequently
Yakışıklı
Good-looking, handsome
Eminim
I’m sure, I bet
Her gün
Every day
Tabii
Certainly
Bir daha
Once more
Bir dakika
Just a moment
Daha az
Less
Ezberlemek
To memorize
Hatırlamak
To remember
Toprak
Dirt
Demir
Iron
Merdiven
Ladder
Vagon
Railway car
Altın
Gold
Kömür
Coal
Eyer
Saddle
Çakmaktaşı
Flint
Kürek
Shovel
Makas
Scissors
Mikrop
Microbe
Doğum günün kutlu olsun!
Happy birthday!(May your birthday be celebrated)
Cam
Glass
Yürüyüş bandı
Treadmill
Dambıl
Dumbbell
Birkaç balon
Some balloons
Birçok balon
A lot of balloons
Atsız bir kovboy
A cowboy without a horse
Bozuk para
Change (money)
Tane bilye
Marble
Kaç tane bilye var?
How many pieces of marbles are there?
Bir tane bilye var.
There is one piece of marble.
Muz
Banana
Kovboy şapkası
Cowboy hat
Atsız bir kovboy
A cowboy without a horse
Birçok bilye var.
There are lots of marbles.
İki tane ekmek
Two pieces of bread
Hiç ekmek yok.
There is no bread.
Birçok ekmek
Lots of bread.
… Aynı sayıda …
… The same number of …
Orman
Forest
Zeynep’le konuşuyor muyum?
Am I talking with Zeynep?
Beni duyuyor musun?
Are you hearing me?
Duymak
To hear
Şemsiyelerden daha çok insan var.
There are more people than umbrellas.
Nasıl oldun?
How have you been?
Ad
Name
Gazete
Newspaper
Galiba
Perhaps, probably
Köylü
Pleasant
Yalan
Lie
Sanmak
To think, suppose
Sohbet
Chat (i.)
Sevgi
Love (i.)
Çekici, alımlı
Attractive, charming
Sevgili
Beloved, dear, darling
Manita
Girlfriend, sweetheart (argo)
Hoş
Nice
Havaalanı
Airport
Otobüs durağı
Bus stop
Spor araba
Sports car
(Küçük) minibüs
(Mini) van
İki yüz yetmiş sekiz
278
Yirmi iki
22
Kırk bir
41
Doksan dokuz
99
Altmış yedi
67
Seksen dört
84
İki bin sekiz yüz kırk üç
2843
Birinci / ilk
First
Beşinci
Fifth
Onuncu
Tenth
Bir kere
Once
İki kere
Twice
Elli kere
Fifty times
Domuz
Pig
Tavşan
Rabbit
Maymun
Monkey
Ördek
Duck
Fare
Mouse
Keme
Rat
Tavuk
Chicken
Koyun
Sheep
İlk mesaj Türkiye’ye
First message to Turkey
Son samuray
The last samurai
Hindi
Turkey
Yılan
Snake
Sinek
Fly (hayvan)
Ayı
Bear
Kelebek
Butterfly
Sivrisinek
Mosquito
Sohbet etmek
To chat
İstatistik
Statistics
Sınıf
Class
Oturma odası
living room
Yemek odası
Dining room
Yatak odası
Bedroom
Ofis
Office
Koridor
Hallway
Balkon
Balcony
Garaj
Garage
Bahçe
Garden
Tavan
Ceiling
Koltuk
Armchair
Kitaplık
Bookcase
Dolap
Closet / cupboard
Elbise dolabı
Clothes closet
Sıra
Desk
Kanepe
Sofa
Ayna
Mirror
Yıkanmak
To bathe
Yıkamak
To wash
Resim
Picture
Temiz
Clean (sıfat)
Temizlemek
To clean
Balta
Axe
Kil
Clay
İnsanlardan daha çok at var.
There are more horses than people.
Şemsiyelerden daha çok insan var.
There are more people than umbrellas.
İnsanlar kadar çok şemsiye var.
There are is many umbrellas as people.
… da yok.
There is no…
Vücut
Body
Diş
Teeth
Boyun
Neck
Omuz
Shoulder
Dirsek
Elbow
Sırt
Back (vücut)
Hoş bulduk
We are pleased to find you(hoş geldiniz reply)
Acaba
I wonder
Duymak
To hear
Elektrik
Electricity
Kaşık
Spoon
Şaşırtmak
To amaze
Deniz
Sea
Dudak
Lip
Basketbol
Basketball
Beyzbol
Baseball
Tahta
Wood
Tabanca
Gun
Metal
Metal
Bataklık
Swamp
Plaj
Beach
Yastık
Pillow
Voleybol
Volleyball
Bayrak
Flag
Bulut
Cloud
Acil
Emergency, urgent
Felaket
Disaster
Plastik
Plastic
Kablo
Cable
Krom
Chrome
Çizgi
Line / stripe
Silmek
Wipe / erase
Boru
Pipe, tube
Zayıf / kuvvetsiz
Weak
Obje
Object
O pantolonunu giyiyor.
He is putting on his pants.
Maden
Mine (e.g. Gold)
Deodorant
Deodorant
Zürafa
Giraffe
Helikopter
Helicopter
Tuz
Salt
Yağ
Oil / fat
Armut
Pear
Üzüm
Grapes
Salatalık
Cucumber
Patates
Potatoes
Salam
Salami
Yiyecek
Food
Rica ederim
You’re welcome
Kaç yaşındasın?
How old are you?
İp
Rope
İp altamak
To jump rope
Oğlan masada oturuyor.
The boy is sitting at the table.
Üç çocuk oynuyor.
Three children are playing.
Oğlan ipi çeviriyor, kız atlıyor.
The boy is turning the rope, the girl is jumping.
Bahçedeki oğlan
The boy who is in the garden
Bu çiçekler içerde.
These flowers are inside.
Bu kedi dışarda.
This cat is outside.
Burası kilisenin içi.
This is the inside of the church.
Çevirmek
To turn, spin
Kişisel bir kontrat
A personal contract
Kilise
Church
Cami, mescit (küçük cami)
Mosque
Tebrikler!
Congratulations!
Seni özledim!
I miss you!
Restoran / lokanta
Restaurant
İçki
Drink (alcohol)
Garson
Waiter / waitress
Aşçı
Chef
Yemek listesi / menü
Menu
Şarap listesi
Wine list
Aperatif
Appetizer
Ana yemek
Main course
Çöl
Desert (place)
Tatlı
Dessert (food)
Soğuk su
Cold water
Tereyağı
Butter
Hesap lütfen
The bill, please
Bahşiş
Tip / gratuity
Afiyet olsun!
Enjoy your meal!
Saniye
Second
Boyutlar
Sizes
Dönem
Period / term
Saksafon
Saxophone
Okuldaydım.
I was at school.
Yeşil otlar
Green grass
Kasket
Cap
Çim
Lawn
Sekiz parmak
Eight fingers
Gecekondu
Shanty house
Gecekondu bölgesi
Shanty district
Şaka
Joke
Havlu
Towel
Diş fırçası
Toothbrush
Nargile
Hookah
Nargile içmek
To smoke hookah
Akdeniz
Mediterranean
Kano
Canoe
Tatil
Vacation, holiday
Mikrobiyoloji
Microbiology
Penisilin
Penicillin
Fosforlu kalem
Highlighter
Boya
Paint
Aydınlık
Bright
Keçi sürüsü
Goat herd
İnek sürüsü
Cow herd
Sürü
Herd
Kaplumbağa
Turtle / tortoise
Siyah kuğu
Black swan
Birçok koyun ayakta duruyor.
Many sheep are standing.
Deve
Camel
Bu at gerçek.
This horse is real.
Bu kuş gerçek değil.
This bird is not real.
Sallanan at
Rocking horse
Tırmanmak
To climb
Beyaz kaplan tırmanıyor.
The white tiger is climbing.
Ejderha
Dragon
Neden?
Why?
Işık
Light
Ampul
Lightbulb
Loş
Dimly litGloomy
Adım adım
Step-by-step
İkileme
Repetition
kib
Abbreviation forKendine iyi bak
Hafta
Week
Saat
Hour
Dakika
Minute
Görmek
To see
Leziz
Delicious
Uzak
Far
Çirkin
Ugly
Yakın
Near
Sığır eti
Beef
Domuz eti
Pork
Kuzu eti
Lamb
Kadın doymuş.
The woman is full.
Adam acıkmış.
The man is hungry.
Onlar terliyor.
They are sweating.
Onlar üşüyor.
They feel cold.
O yorgun değil.
She is not tired.
O güçlü.
He’s strong.
O güçsüz.
She’s weak.
Adam hasta.
The man is sick.
Kadın sağlıklı.
The woman is healthy.
köpek susamış.
The dog is thirsty.
Zengin bir Türk.
A rich Turk.
Birisi susamış.
Somebody Is thirsty.
Birisi acıkmış.
Somebody is hungry.
O yorgun. Bunlar yorgun değil.
He is tired. These (people) are not tired.
Ne demek istiyorum?
What do you mean?
Ne demek?
What does it mean?
Türkçesi ne?
What is it in Turkish?
Birisi mutlu.
Somebody is happy.
Belki
Maybe, perhaps
Araba tamircisi.
Mechanic
Marangoz
Carpenter
Dişçi
Dentist
Bilim adamı
Scientist
Polis
Police
Sekreter
Secretary
Ahçı
Chef
O korkuyor.
He feels afraid.
O utanıyor.
He feels embarrassed/ashamed.
O acı içinde.
He is in pain.
Gurur duymak
To be proud of
Karakol
Police station
Makarna
Pasta
Temir etmek
To repair
Kuş dili
Bird Language
Sen de
You too (kib response)
Kendine dikkat et!
Take care of yourself!
Antibiyotik
Antibiotic
Anahtar
Key
Kabul
Acceptance
Kaçmak
To escape
Politika
Politics
Zamir
Pronoun
Not
Note
Çünkü
Because
Salata
Salad
Kalkülüs
Calculus
Cebir
Algebra
Aritmetik
Arithmetic
Kozmoloji ve astronomi
Cosmology and astronomy
Geometri
Geometry
Buz
Ice
Pişmek, pişirmek
To cook
Kadın yemek pişiriyor.
The woman is cooking food.
Ahçı yemek pişiriyor.
The chef is cooking food.
Araba tamircisi arabayı tamir ediyor.
The mechanic is repairing the car.
Tedavi etmek
To treat, cure
Yatmak
To nap / sleep / go to bed
Hep / her zaman
Always
Neredeyse hep(Pron: nerdeyse hep)
Almost always
Para çekmek
To withdraw money
Almak
To take, buy
Tatmak
To taste