Kelime_4 Flashcards
Rely on
Güvenmek, bel bağlamak, dayanmak
Trust, reckon on, depend on, rely upon
Keep up
Yetişmek, seviyesine ulaşmak, ayak uydurmak
Catch up, grow up, be brought up, keep pace with
İmplicit
İmali, ima edilen, üstü kapalı
İnsinuating, allusive
Notable
Göze çarpan, dikkate değer
Salient, outstanding, remarkable
Mutual
Ortak, müşterek
Joint, collective
Flow into
Nehre dökülmek, karışmak
Join, merge
Excess
Aşırılık, fazlalık, aşırıya kaçma
Extreme, exorbitance
Essential
Esas, ana, gerekli
Fundamental, basic, principal
Contraversial
Çekişmeli, tartışmalı
Polemic, moot, contradictive
Disperse
Dağılmak, saçmak
Scatter
Precipitation
Yağış
Rainfall, downfall, raining
Clood seeding
Bulut tohumlama
Assumption
Sanı, varsayım, faraziye
Tought, hypothesis, presumption
Abundance
Çokluk, bolluk, bereket
Plenitude, wealth
Margin
Sınır, kenar, kenar boşluğu
Limit, border
Verbal communications
Sözlü iletişim
Noncompliance
Karşı gelme, itaatsizlik
İndiscipline, disobedience
Patient
Hasta; sabırlı, azimli
Sufferer; enduring
Crucial
Çok önemli, kritik
Critical, vital
Wipe out
Öldürmek, yok etmek
Do away with, deaden
Chest infection
Göğüs enfeksiyonu
Lethal
Ölümcül, öldürücü
Fatal, mortal, deadly, deadful
Gut
Bağırsak
Bowel, intestine
Tissue
Doku, ince kağıt, kumaş
Texture, fabric
Starvation
Açlık
Hunger, affamishment
Resist
Direnmek, karşı koymak, dayanmak
İnsist on, withstand
Preoccupation
Zihin mesguliyeti, kaygı, endişe
Anxiety, apprehension, absorption
İrreversible
Geri dönülemez, ters çevrilemez, degistirilemez
İrrevocable, unalterable
İnevitable
Kaçınılmaz, zorunlu, beklenen
Certain, fated
İrrelevant
İlgisiz, alakasız, konu dışı
İndifferent, uninterested, not related
Place on
Yerleştirmek, üzerine koymak
Put on
Stand for
Simgelemek, temsil etmek
Symbolize, represent
Narrative poem
Anlatı şiiri
Maxim
Özdeyiş, kural, düstur
Byword, sentence, rule
Advertising
Reklamcılık, reklam
Promo
Distrust
Güvensizlik, inanmama, güvenmemek
Lack of confidence, mistrust, insecurity
Recognition
Tanıma, teşhis
İdentification, diognasis
Dismissal
Kovma işten çıkarma, reddetme
Exclusion, firing, expulsion
Profound
Engin, şiddetli, büyük
Extensive, broad, wide
Sunspot
Güneş lekesi
Variety
Çeşitlilik, çeşit
Range, diversity
Distinguishable
Farkedilebilir, görülebilir
Noticeable, perceptible
Readily
Kolaylıkla, rahatlıkla
Easily, lightly
Virtually
Neredeyse, hemen hemen, sanal olarak
Almost, nearly
Deficient
Eksik, zayıf, noksan
Missing, lacking
Detrimental
Zararlı
Harmful
Susceptible (of)
Hassas, duyarlı
Sensitive, delicate
Dampening
Islatma, nemlendirme
Wetting, moistening
Diplicit
Eksik, zarar, hesaplarda açık
Loss, short, missing
Episode
Parça, olay, vaka
Part, event, fact