Total Turkish Flashcards
architect
mimar
paternal uncle
amca
nurse
hemşire
macho
maço
bride
gelin
unhappy
mutsuz
rose
gül
baker
fırıncı
unhappy
mutsuz
happy
mutlu
bad
kötü
sick
hasta
manager
müdür
stupid
aptal
poor
fakir
handsome
yakışıkh
tired
yorgun
crazy
deli
independent
özgür
work
iş
stupid
salak
fire
ateş
world
dünya
sweet
tatlı
iron
demir
solid
sert
health
sağlık
important
önemli
fast
hızlı
single
bekar
powerful
güçlü
young
genç
rich
zengin
glasses
gözlük
friend
dost
brave
cesur
honest
dürüst
serious
ciddi
real
gerçek
cheap
ucuz
hungry
aç
last
son
question
soru
twenty
yirmi
big
büyük
powerful
güçlü
short
kısa
comfortable
rahat
boring
sıkıcı
clever
akıllı
far
uzak
cold
soğuk
fresh
taze
slow
yavaş
small
küçük
old (object)
eski
woman
kadın
old (person)
yaşlı
love
aşk
September
Eylül
October
Ekim
warm
ılık
short
kısa
brunette
esmer
harmful
zararlı
hard-working
çalışkan
bag
çanta
heavy
ağır
tall
uzun
intelligent
zeki
thin
zayıf
talkative
konuşkan
elephant
fil
warm
sıcak
month
ay
season
mevsim
to come
gelmek
to carry
taşımak
to sleep
uyumak
to laugh
gülmek
to run
koşmak
to die
ölmek
to kiss
öpmek
quiet
sessiz
to go
gitmek
to play
oynamak
to watch
izlemek
cup
fincan
notebook
defter
lighter
çakmak
banana
muz
rope
ip
lake
göl
bread
ekmek
lotion
losyon
game
oyun
watermelon
karpuz
to open
açmak
to wash
yıkamak
to listen
dinlemek
to clean
temizlemek
holiday
tatil
newspaper
gazete
to swim
yüzmek
to write
yazmak
to read
okumak
to rest
dinlenmek
my dear
benim canım
room
oda
lake
göl
dentist
dişçi
pharmacy
eczane
station, stop (not train)
durak
tree
ağac
classroom
sınıf
grocery
bakkal
train station
istasyon
souk
çarşı
May
Mayıs
side
taraf
computer
bilgisayar
garden
bahçe
village
köy
China
Çin
to stay
kalmak
to take the road
yola çıkmak
to be born
doğacak
to find
bulmak
to sing a song
şarkı söylemek
to drive
sürmek
noise
gürültü
to pay
ödemek
to send
göndermek
to get on, board
binmek
breakfast
kahvaltı
to fly
uçmak
to see
görmek
to exit
çıkmak
writing
yazı
to utilize
kullanmak
toast
tost
backgammon
tavla
to understand
anlamak
to catch
tutmak
picture
resim
horse
at
to cook
pişirmek
money
para
to tell a lie
yalan söylemek
soup
çorba
to steal, play (an instrument)
çalmak
surf
sörf
to help
yardım etmek
to go out
dışarı çıkmak
seasoned intestines
kokoreç
poem
şiir
last
geçen
Tuesday
Salı
yesterday
dün
afternoon
öğleden
after
sonra
day
gün
ago
önce
single
bekar
to arrive, join (hands)
giùngere
to add
aggiùngere
to overtake, attain
raggiùngere
to add, reply
soggiùngere
drunk
sarhoş
today
bugün
morning
sabah
night
gece
last
geçen
week
hafta
library
kütüphanede
intense
yoğun
busy
meşgul
how much
ne kadar
maternal uncle
dayı
how
nasıl
hundred
yüz
ball
top
to peel
soymak