Test Revision Flashcards
Gentive case
This is the case of the owner or possessor. in, ın, ün, un [after a consonant], nin, nın, nün, nun [after a vowel]
kedim
My cat
kedin
your cat
his, her cat
kedisi
Our cat
kedimiz
Your cat
kediniz
Their cats
onların kedileri
to end
bItmek
To finish
bitirmek
anyhow/ I was already
Zaten
Before
önce
After
Sonra
But
Fakat
I am going
Gidiyorum
Siz
without
to forget
onutmak
I forgot
Unuttum
To come
gelmek
I come
gelirim
to take
almak
Job
is
I did good
Iyi yaptım
You did good
Iyi yaptın
Now
Şimdi
‘da , ‘dan
(motions) between/ from
by/ with
ile
Bazen
Sometimes
ne
what
nerede
when
neden
when
nasil
how
Kim
who
kimin
who is
kac
how much ?
I study
Öğrenim görünüyorum
Teacher
Öğretmen
Student
öğrenci
I am going
Gidiyorum
you are going
gidiyorsun
we are going
gidiyoruz
They are going
gidiyorlar
Hepiniz
all of you
How are you going
Nasil gidiyor
Ahmet will finish his homework after reading these books.
Ahmet bu kitapları okuduktan sonra ödevini bitirecek
I was going to go to the cinema yesterday but then I changed my mind.
Dün sinemaya gidecektim ama sonra fikrimi değiştirdim
I study
Öğrenim görünüyorum
I am a cat
ben bir kediyim
You are a cat
Sen kedisin
we are all cats
hepimiz kediyiz
They are all cats
onların hepsi kedi
Dative Case
In English, we use words like “to” or “toward” to talk about direction. But in Turkish, they use the ‑a/e ending. The marker of the dative case is e, a; after a vowel it is ye, ya. This is the case with indirect objects. E.g:
Ayşe eve geldi. ‘Ayşe came home
[lit. ‘to the house’].’
Ablative Case
The marker of the ablative case is den, dan; after voiceless consonants, tan, ten. This is the case with starting points or origins. It is sometimes used to express motion away from something.
Öğrenci okuldan çıktı.
‘The teacher left the school.’
Accusative Case
The marker of the accusative case is i, ı, ü, u. This is the case of the definite direct object. E.g:
Öğretmeni gördüm.
‘I saw the teacher.’
Student
öğrenci
Teacher
Öğretmen
Kucuk
Small
A little bit
Biraz
A lot
Cok fazla
There is
Var
I’m studying at Soas. I currently live in London but previously lived in Birmingham. I study comparative literature. I learn Turkish every week. I love my school. I like reading books. It’s interesting to read. I read Nazım Hickmet’s poems. I have a little sister. My sister likes to read books. My sister’s name is Zeyneb. I’ve been tired all the time lately. I use medication constantly. I hate the rain in London. I love green like the leaves of trees. I meet my friends on weekends. We talk. I will see my family this weekend.
Soas’ta okuyorum. Şu anda Londra’da yaşıyorum ama daha önce Birmingham’da yaşadım. Karşılaştırmalı edebiyat okuyorum. Her hafta Türkçe öğreniyorum. Okulumu seviyorum. Kitap okumayı severim. Okumak ilginç. Nazım Hickmet’in şiirlerini okudum. Küçük bir kızkardeşim var. Kız kardeşim kitap okumayı sever. Kız kardeşimin adı Zeyneb. Son zamanlarda sürekli yorgunum. Sürekli ilaç kullanıyorum. Londra’daki yağmurdan nefret ediyorum. Yeşili ağaçların yaprakları gibi seviyorum. Hafta sonları arkadaşlarımla buluşuyorum. Biz konuşuruz. Bu hafta sonu ailemi göreceğim.
I wake up at seven in the morning. After that I brush my teeth. I eat a red apple every morning. I like to walk to school. I study comparative literature. I go to the library and read books for my class. I drink a lot of water throughout the day. I eat dinner at home. I eat fish every day. Then I take a shower. I read a book by Nazım Hikmet. I also drink hot tea. Then I go to bed at ten o’clock.
Sabah yedide uyanıyorum. Bundan sonra dişlerimi fırçalarım. Her sabah kırmızı elma yerim. Okula yürüyerek gitmeyi seviyorum. Karşılaştırmalı edebiyat okuyorum. Kütüphaneye gidiyorum ve dersim için kitap okuyorum. Gün boyunca çok fazla su içerim. Akşam yemeğini evde yiyorum. Her gün balık yerim. Sonrasında duş alırım. Nazım Hikmet’in bir kitabını okudum. Ben de sıcak çay içerim. Sonra saat onda yatarım.
Because
Çünkü
I am not well
iyi değilim.
When I learn
öğrendiğimde
What will you do when
ne zaman yapacaksın
Firstly
Birinci
New
Yeni
Very
Pek
Easy
Kokay
Did you get used to
alıştın ?
Empty
Bos
to me
bana
give/ to give
germek/ ver
give it to me
bana ver
getir
bring
There is not
Yok