teklif etmek
offer or suggest
takip etmek
follow
tehdit etmek
threaten
tamir etmek
fix
tanımak
to know someone or be acquainted with
tanışmak
to meet for the first time
tanıştırmak
to introduce (someone)
karıştırmak
to confuse
karşılaştırmak
to compare
karşılaşmak
to meet by accident
tatil
vacation
tatlı
sweet
tartılmak
to weigh
obligatory (tense)
-malı -mali + lazım
yararmak
to benefit
lanmak
to make do verb?
öykü
story
yararlanmak
to take advantage of
aslen
originally (like aslında)
tanık
witness
mücadele
fight (savaş gibi)
söylesi
interview/conversation (konuşma gibi)
eşkiya
thug
emekçi
laborer